“Barış bir yoldur.” – Öğretmen Köyü Güncesi

Çocukla Barış, ağustos ayında yıldızlı bir gecede üç gün boyunca birlikte çalışmak üzere Öğretmen Köyü’nde buluştu.

Barışın kendisi bir yol olduğundan her buluşmamızda öncelikle birbirimizi görmeye, duymaya çalışarak başlamayı önemsiyoruz. Bu yüzden de ilk günümüzü kendi iç çemberimize ayırdık ve bağlantımızı güçlendiren, bizi tazeleyen paylaşımlar yaptık.

İkinci günün sabahında, köyün orman sınıfında önümüze ihtiyaç kartlarını sıralayarak çalışmaya başladık.

2017’nin Ağustos’unda Çocukla Barış’ın tohumlarını attığımızdan beri geçen bu 1 yılı değerlendirmek adına öncelikle karşılanan ihtiyaçlarımıza bakmak ve bunları kutlayarak çalışmaya başlamak istedik.

Geçen bir yılın sonunda bu kadar çok ihtiyacımızın karşılandığını görmek bizde mutluluk, coşku ve heyecan uyandırdı. Tek tek hangi ihtiyacımızın neye düştüğünü birbirimizle paylaştık.

Öğleden sonra toplantı salonunda çalışma yaptığımız başlıklar altında konuşmak için buluştuk.

Her başlığı “güçlü yönleri” ve “geliştirilmesi gereken yönleri” kapsamında ele aldık.

Geçtiğimiz yıl eylül ayında belirlediğimiz vizyon-misyon ve hedeflerimizi gözden geçirdik. Şefkatli Eğitmen Günlükleri, Barış Kütüphanesi, blog düzeni, sosyal medya, rutin toplantılar, öğretmen köyü ve dernek ile olan iletişim, diğer topluluklarda etkileşim başlıklarında da yaptıklarımızı gözden geçirerek geliştirebileceğimiz alanları belirledik.

Çalışma alanlarımızın güçlü yönlerini görmek geçtiğimiz yıla dair bir değerlendirme yapmamızı sağlarken; geliştirebileceğimiz alanlar yeni hedefleri belirleme konusunda yardımcı oldu.

Bu büyük ve minik minik bir sürü güzel işle dolan poster bizi önümüzdeki yıl yapacaklarımıza dair hedeflerimizi yapmaya çağırdı.

Bunları da kısa vadeli ve uzun vadeli olarak ayırarak iki parça halinde yazdık:

                      

Organizasyon şemasını çizmek, görev paylaşımımızı yapmak ve ufak bir grup da olsak sosyokrasiyi uygulayabilmek amacıyla destek vermesi için Burak’a danıştık. Birlikte süreci gözden geçirerek nasıl devam edebileceğimiz konusunda kolaylaştırıcılık yaptığı için sevgili Burak’a şükranla..

Gün sonunda çıkan tablodan oldukça mutluyduk. Hedeflerimizi tekrar süzgeçten geçirmemizin görev paylaşımında bize kolaylık sağlayacağına karar vererek günü kapattık.

Peki çalışmaların dışında neler oluyordu köyde?

Feyza ve Vivet de bu yıl finanse edilen proje ile ilgili çalışıyordu.

Köye yeni gelen 1 aylık köpüş Bruno hızla büyüyordu, zıpır zıpır koşturuyor, yalnız kaldığında ise viyak viyak ağlıyordu.

Yemeklerimizi keyifle hazırladık. Üçümüz de birlikte mutfakta olmayı özlemişiz. Özenç’in bostandan topladığı patlıcanlardan Özge bir yemek yapıverdi. Ekşimekte olan yoğurdun imdadına yetişen Gülesra ise onu nefis bir çorbaya çevirdi. Toplanan fesleğenler makarnaya tat oldu, ettiğimiz sohbetler kalpten kalbe yol oldu.

Çalışmamızın son gününe orman sınıfında bağlantı çemberi ile başladık. Belirlemiş olduğumuz kısa ve uzun vadeli hedefleri önümüze koyarak bu yıl Çocukla Barış çalışmalarında emek vermek istediğimiz ve yapılmasını istediğimiz hedefleri ayırdık.

Bu sayede hedeflerimizi sadeleştirip netleştirerek çalışma başlıklarının temel sorumlularını da belirlemiş olduk.

Ortaya çıkan şemada “Şefkatli Eğitmen Günlükleri”ni yeniden okuyup düzenleyerek kategorilendirmek, Barış Kütüphanesi’ne yeni listeler hazırlamak, Öğretmen Köylülerimizi deneyim paylaşımı için desteğe çağırmak, belli aralıklarda online paylaşımlar düzenlemek, etkileşim kurabileceğimiz topluluklarla iletişim kurmak gibi bizi heyecanlandıran pek çok iş vardı.

Hedeflerimizi netleştirip kısa vadede yapacağımız işler için hevesle çalışmaya koyulduk. Özge g-drive’ı toparlayıp biriken dosyaları havalandırırken, Gülesra birlikte geçirdiğimiz anlardan videolar yapıyor, Özenç bunları sosyal medyada paylaşıyordu.

Devamında yaptığımız çalışmaları bilgisayara geçirerek dokümante ettik. Yeni blog tasarımımıza karar verip düzenlemeye koyulduk.

Akşam yemeğini ormanda yiyebilmek için piknik sepetimizle yola koyulduk ve gün batımında baştankaraların şarkıları eşliğinde dut ağacının altında şiirler okuyup sohbet ettik.

Çalışma planımızı tamamladığımız 3 günün ardından sevgili Bediz’in hazırladığı “Şefkatli Eğitmen” modülü için köy topluluğumuzdan başka canlarla çemberlere oturduk.

Arda kalan zamanlarda ise blog tasarımları, günlüklerin yeni halleri ve Barış Kütüphanesi’ne yeni bir liste için çalışmaya devam ettik.

Çalışma bittiğinde ayrılmadan önce geçirdiğimiz bu güzel 5 günü denize atlayıp kutladık. Geçen yıl bu zamanlar oturup Çocukla Barış’ı konuşmaya başladığımız yerde gün batarken kapanış çemberimizi yaptık.

Gülen gözlerimiz tek karede ölümsüzleşsin diye fotoğraflarımızı çeken Hakan’a da buradan teşekkürler.

Üç kişi başlayıp kalabalıklaştığımız, paylaşmanın tadına vararak yeni hayallerle köyden yollarımıza doğru ayrıldığımız bu günler bizde taze bir heyecan, sevinç ve mutluluk yarattı.

İyi ki birlikte üretmenin gücüne inanmışız da bu yola çıkmışız.

 

Bodrum, Ağustos 2018