BBOM Ayvalık-Kooperatif Olma Sürecimiz: Engebeler, hayaller ve umutlu bir yolculuk

İlk olarak 2015’in temmuz ayında  bir araya gelmişiz. Geriye dönüp bakınca sürecin zahmetten de öte, sabır gerektirdiğni anlıyoruz. O ilk toplandığımız günden bu yana BBOM Ayvalık grubumuzun üyeleri çoğaldı, azaldı, çoğaldı… Derken, ufak da olsa, sağlam hayal kurmasını bilen ve oturduğu yerde değil, harekete geçerek bu hayalleri çocuklarımızın mutluluğu adına gerçekleştirmek için türlü türlü uğraş veren bir topluluk olduk. Umutsuzluğa kapıldığımız oldu, hala oluyor da. Çok şanslıyız ki BBOM İzmir ve Ankara’dan dostlarımız, daha ilk günden beri bize destek veriyorlar. Onların da yanımızda varlıklarını hissetmek, hayalini gerçekleştirmiş örnekler olarak onlara bakabilmek, süreçlerinden kendimize ders çıkarabilmek büyük şans.

 

Yanlış anlaşılmalar:

İlk toplantılarımızın onlarca kişiyle dolup taşması aslında “BBOM nedir?” sorusunun cevabını arayan merak içinde bir kitleyi cezbetmiş olmamızdı. Henüz elini taşın altına koymak isteyen, bu hayali buna değer gören veya BBOM konusunda bilgisi olanları değil, çeşitli sebeplerle toplantıya katılmak isteyenlerle uzun haftalar geçirdik. Sonunda ilgilenmeyenler uzaklaştı ve biz üç beş kişi kala kaldık. Bu süreçte ufak yerde yaşamanın cilveleri diyelim, BBOM hakkında çeşitli olumlu, olumsuz söylentiler de oldu. Zaman zaman moral bozuyordu bu, fakat sanırım biz de büyüdük bu süreçte. Hayalimizin iyi niyetinin bilincinde, bize gölge eden söz ve düşüncelerden sıyrılıp, kendi işimize odaklandık. Belki de tüm bunlar, kendi sebatımızı, hayalimize olan inancımızı daha da kuvvetlice köklendirdi. En ufak bir sarsıntıda devrilmek yerine, daha kucaklayıcı olmayı, barış diliyle hareket etmeyi, çocuklarımız için hayal ettiğimiz dünyayı, eylemlerimiz ve sözlerimizle desteklemeyi seçtik.

 

Yerelden destek

Belediye başkanımızla ilk görüşmemiz çok verimli ve umut dolu geçti. Onun olumlu desteğini almak bize çok mutluluk verdi. İlk buluşmamızdan tam bir sene sonra, temmuz 2016’da artık kooperatif olmaya karar verdik. Bu önümüzü açacaktı, hem destek almak hem de projelerimiz üzerine çalışmak adına. Bir taraftan da üye olmak isteyen dostlar, bizden cesur bir adım bekliyorlardı. Fakat gel gelelim memlekette olup bitenler  bizi şaşkına çevirdi ve her birimiz ne olup bittiğini anlama gayretinde içimize kapandık. Sonra tabi tekrar kendimize geldik, fakat bu biraz zamanımızı aldı. Dünya’da olup bitenler, çocukların yaşamak zorunda bırakıldıkları acılar, yanı başımızda yaşanan haksızlıklar,  git gide şiddetlenen ekolojik kriz, bize bu okula her geçen gün ihtiyacımızın arttığını hatırlattı. Demokratik, doğanın bir canlısı olduğumuzun bilincinde, yuvamızı şefkatle korumak adına emek veren, çocukların rengarenk ruhlarını şefkatle sarmalayan bir okul, dünyanın çok derin bir ihtiyacı. Kaldığımız yerden sonbaharda güzel bir silkelenip devam ettik.

 

Ufak ama sağlam bir topluluk

Kooperatif kurmak için yeterli sayıya ulaştığımızda “hadi” dedik. Noter, muhasebe ve banka üçgeni içerisinde Ayvalık’ta koşuşturmaya başladık. Bu süreçte de her birey kendi kuvvetli yanlarını, becerilerini bir diğerine destek olmak adına sundu. Kimimiz Ayvalık’ta yerelden destek almak ve resmi işlemleri halletmenin peşine düştü, kimimiz mimari projeler üzerine çalıştı, kimimiz de görsellik, etkinlik ve sunum organizasyonlarına koşuşturdu. Herkesin elinden gelen bir şekilde boyumuzdan büyük gelen işleri yoluna soktu.

 

Yoldaki engebelere rağmen yola tüm kalbimizle devam:

Ocak ayında kooperatifimizi kurduk.  “En zoru bina” deniyor zaman zaman, katılmıyorum. En zorunu başardık, bir topluluk olmak. Gerisini hep birlikte emek vererek, hayallerimizi kucaklayarak ve etrafımızdakilere de şefkat ve sabırla hayalimizi dillendirerek başaracağımıza inanıyorum.

FacebookTwitterGoogle+PinterestWhatsAppGoogle GmailLinkedIn