BBOMÖK’16 Öğretmen Destek Programı Güncesi/1.Gün: Çocuk Hakları Modülü

 1 Şubat 2016 – 1. gün:

Başka Bir Okul Mümkün (BBOM) Öğretmen Köyü “İlkokul Öğretmenleri Destek Programı”nın ilk etabı, 1-5 Şubat tarihleri arasında, Bodrum BBOM Eğitim Kooperatifi’nin ev sahipliğinde Mutlu Keçi İlkokulu’nda gerçekleşti. Bodrum’a hakim olan bahar havasının da etkisiyle, heyecan dolu katılımcılar hızla okulu doldurmaya başladı.

Hakan Burçoğlu kolaylaştırıcılığında sabah çemberi ile programa başlandı ve tanışma oyunları oynandı. Akabinde, okul öncesinden ilkokula kadar geniş bir arşivi bulunan ve eğitim salonu olarak kullanacağımız Mutlu Keçi’nin kütüphanesine geçildi.

Sonraki 5 günü birlikte geçirmeye dair beklenti oluşturmaya başladı. Katılımcılar şu beklentilerini paylaştılar:
– BBOM ile paralel hayaller
– Çocuklarla etkili gelişim
– Deneyim ve tecrübe paylaşımı
– Mesleki gelişim
– BBOM bakış açısı ve modelini tanıma
– Dayanışma
– Uygulamalar görerek somutlaştırma
– Çocuk merkezli ve demokratik eğitim kafası
– Alternatif eğitim mümkünlüğü
– Çözüm yolları geliştirme
– Farklı bakış açılarının sağlanması ve uygulamaya dönüştürme
Katılımcıların ardından şimdiki programın organizasyon ekibinde olan Başka Öğretmenler Mümkün Projesinin (BÖM) mezunları, kişisel alana ve farklılıklara saygının, çemberi geliştirmenin, deneyim paylaşmanın, dayanışma ve topluluk olmanın faydalarından bahsederek kendi beklentilerini ve BÖM deneyimlerini anlattılar. İki grubun kaynaşması da böylece başlamış oldu. Birlikte geçirilecek paylaşım dolu günler üzerine sohbet devam ederken, “Ne yapmalıyım, ne yapmamalıyım?” başlıkları belirlendi. Kurallar ve anlaşmalar oluşturuldu.

IMG_0067İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi’nden (ÇOÇA) Melda Akbaş ve Zeynep Kılıç, Çocuk Hakları modülüne başladılar. Başlangıç olarak, modül ile ilgili beklentiler için bir etkinlik yapıldı. Herkes renkli kağıtlara beklentilerini yazdı. Bunlar yeni yıkanmış çamaşır gibi ipe asıldı. Gün içerisinde; katılımcılardan beklentileri kuruyanlar, çamaşırlarını askıdan kaldıracaklardı. Hala ıslak olanların da program sonunda üzerinde konuşulacaktı.

Bir sonraki etkinlik olan “İleriye doğru bir adım at” için spor salonuna geçildi. Katılımcılar tek sıra halinde salonda yerlerini aldılar.
Her katılımcı, önceden hazırlanmış kağıtlardan bir rol çekti. Katılımcılar rolleri üzerinden o kimliğin yaşamını düşündü önce: “Nasıl bir çocukluğu vardı? Nasıl bir yerde yaşıyordu? Ailesi ne tür işler yapıyordu? Ne tür bir yaşam tarzı var? Nerede yaşıyor? Aylık geliriniz ne kadar? Umutlarınız, korkularınız neler? Neler yapmaktan hoşlanıyor?” gibi sorulara kimlikleri üzerinden zihinlerinde cevap aradılar.

Ardından yaşama dair şu örneklerdeki gibi 20 durum okundu:

“Hiçbir zaman ciddi bir maddi sıkıntıyla karşı karşıya kalmadım.”,
“Yaşadığım yerde internet iletişimim var.”,
“İçinde bulunduğunuz toplumda size saygı gösterildiğini düşünüyorsunuz.”,
“Toplumsal ve politik olaylarda, ciddiye alındığınızı ve görüşlerinizin ciddiye alındığını hissediyorsunuz.”,
“İhtiyacın olduğunda kime başvuracağını biliyorsun.”,
“Kökeninden dolayı ayrımcılığa uğradığını hissetmedin.”,
“Yılda bir kez tatile çıkabiliyorsun.” .
Katılımcılar girdikleri rollerdeki kişilerin okunan duruma pozitif cevap verebileceklerini düşünüyorlarsa öne doğru bir adım ilerlediler, negatifse yerlerinde kaldılar.

Atılan adımlar bitince, herkes birbirinin nerede olduğunu gözlemledi. En öne gelen bir kişi, hiç adım atmayan ise dört kişi vardı. Yürümeye başladıkça neler hissettikleri soruldu. En çok ilerleyen katılımcı üzüntü hissetmişti. En başından beri diğerlerinden önde olduğunun farkındaymış. En arkada kalanlarsa engellenmiş, rahatsız, üzgün, yaşam alanlarının onlara göre düzenlenmemiş olduğunu hissetmişler. “Olumsuzluk beni bulmuş. Hiç adım atmayanları görünce o kimlikler açısından da üzüldüm” dedi örneğin bir katılımcı. “Bezginlik. Ne onlar kadar ilerideyim ne de onlar gibi gerideyim. Arada kaldım.” “Çok üzgün hissetmedim. Herkes bir şeyler yaşar, engellenir, kimse yanlız değil diye düşündüm.” gibi yorumlar, duygular paylaşıldı katılımcılardan.

“Sizce en öne gelmiş kişi kimdir?”
– Türk, genç, özgür, engelsiz, zengin, 18 yaş üstü, Müslüman, cumhurbaşkanı, erkek, üniversite mezunu.
Sizce en arkada kalan kişi kimdir?”
– Lgbt’li birey, çocuk, engelli, kesinlikle kadın, siyah, savaş ortamında yaşıyor, anne, mülteci…
Sonrasında Zeynep’in soru-cevap yapması, ortamı hareketlendirdi:

  • Bir alıştırma olarak; olan biten esnasında ne düşündünüz? Melda’nın okuduğu durumlar üzerinde ne düşünüyorsunuz?
  • İçinde bulunduğumuz durumları anlatan bir çalışmaydı. Haklarımızın; sahip olduklarımız kadarı bile yeterli hissettirmezken, o haklara sahip olanların da ikna edilmesi gerekiyor.
  • Bir ağaç; fidanken darbe yediyse, o darbe asırlık ağaç olduğunda bile kalıyor. Çok zengin olanlar ya da bürokratlar korumasız sokağa çıkamıyorlar. Demek ki sakat bir toplumuz ve kendi özgürlüğümüzü kendimiz kısıtlıyoruz.
  • Cinsiyeti belli olmayan rollerde ayrımı nasıl yaptınız?
  • Kalıp yargı
  • Toplum derken neden bahsediyoruz?
  • Çoğunluk.
  • Çoğunluk nedir?
  • Toplum: Uyum sağlamak için uymak zorunda kaldığımız grup.
  • Haklar, ihtiyaçlardan doğmuştur.
  • Hak denince ne anlıyoruz?
  • Herhangi bir özelliğimiz dolayısıyla hak ihlaline uğradığımızda, güvensizlik hissediyoruz. Paran varsa; cinsiyet, özgüven, aidiyet, toplumsal kabul (ihtiyaç ve haklarımla beni kabul edip, öyle yaşamama saygı göstermesi), din, dil, etnik, bilgi, vb.
  • Paranın geçerliliğinin olduğu yerde, eşitlikten bahsedemiyorsak, parayı haklar bağlamında değerlendirmemeliyiz.
  • Kendi içimizdeki önyargılarla karşılaşmak.

IMG_0003Günün ilk uzun molasıyla birlikte sevgili Elvan’ın lezzetli yemekleri yendi. Kamil’in nefis çayından içildi. Sabahki tanışma sonrası, ekip konuşmaya ve kaynaşmaya başladı. Öğle arasının ardından ÇOÇA’yı yakından tanımak üzere herkes yerlerini aldı.

Melda ve Zeynep, ÇOÇA’nın hedeflerinden bahsettiler. Çocuk haklarını yaygınlaştırmak için yapılması gerekenlerden; materyal yokluğundan, çocuk katılımından, çocuk haklarının bilinir olması gereğinden ve çocuklar sözlerini geliştirip, ifade edebilsinler diye materyal ve araçlar geliştirip yaygınlaştırmaktan konuşuldu. “Pusulacık” kitabı incelendi. Cinsiyet ayrımclığı ve medya da ÇOÇA’nın diğer çalışılan alanlar. 2 senedir de mülteci çocuklarla ilgili çalışmalar yapıyorlar. Eğitim ortamlarındaki çocuğu nesneleştiren halim politikayı kırmak… Üniversite derslerinde tüm bunları anlatıyorlar.

Toplu etkinlik olarak “Çocuk nedir?” sorusu tartışıldı. Havada uçuşan tanımlar şöyleydi :
– Yaratıcılık             – Küçük                       – Açık sözlü                             – Merhametli
– Oyuncu                  – Canlı                         – Mağdur                                 – İnatçı
– Meraklı                  – Hareketli                  – Sünger gibi emici               – Eğlenceli
– İhtiyaçları olan    – Gelişen                      – Doğal                                    – Ucuz iş gücü
– Büyüyen                – Bozulmamış             – Kaynak                                 – Muhtaç
– Coşku                     – Önyargısız                – Gelişen                                 – Sınırsız
– Filozof                    – Yaş sınırı olan         – Kimi zaman acımasız        – Gözlemci
– Saf                           – Doğrucu                   – Ayna gibi                              – Detaycı
– Atılgan                   – Özgüvenli                 – Sevimli                                  – Korkusuz
– İstekli                     – Heyecanlı                 – Gelecek                                 – İş
– Sömürüye açık     – Merhametli              – Sezgisel

Çocuğun tanımı başka ne şekillerde yapılmış?
Katılımcılar 6 gruba ayrıldılar. TDK’ ya, Ekşi Sözlük’e, hukukçulara, MEB/Talim Terbiye Kuruluna, sağlıkçılara ve Diyanet’e göre çocuğun tanımının nasıl yapıldığı tahmin edildi. Ardından da gerçek tanımlarla karşılaştırıldı.
Bu eğlenceli beyin fırtınasından sonra asılan çamaşırlardaki modülden öğrenmeye ilişkin beklentilere değinildi:
Çocuklar, hak sahibi özneler olarak süreci nasıl işletebilirler? Kendi haklarını aramak konusunda neler yapabilirler? Çocuk haklarını ihlal edenler, yetişkinlerdir. Yetişkinlerin, bu hak ihlallerini yapmamaları için neler yapılabilir?


Birinci Günün Sonu


BBOMÖK’16 Öğretmen Destek Programı Güncesi/2.Gün: Çocuk Hakları Modülü
BBOMÖK’16 Öğretmen Destek Programı Güncesi/3.Gün: Çocuk Hakları Modülü
BBOMÖK’16 Öğretmen Destek Programı Güncesi/4.Gün: Pozitif Disiplin Modülü
BBOMÖK’16 Öğretmen Destek Programı Güncesi/5.Gün: Pozitif Disiplin Modülü

Teşekkürler!..

 

Bu Program TAV Passport Üyeleri tarafından desteklenmektedir.