Birlikte Yaşam: Göç ve Mültecilik

Bir önceki listemiz olan Birlikte Yaşam’da, bu seriye farklı perspektiflerden eğilerek devam edeceğimizi belirtmiştik, ikincisini paylaşıyoruz: Göç ve Mültecilik

Deneyimliyoruz ki, sınıflarda barışı sağlamanın önemli bir yolu da, bu konuda çocuklarla ve yetişkinlerle çalışmak. Başlarken kavramlarda ortaklaşmayı önemsiyoruz, bu nedenle önce tanımları paylaşalım, çalışmaya buradan başlayalım.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM), göç kavramını yayımladığı Göç Terimleri Sözlüğü’nde “Uluslararası bir sınırı geçerek veya bir devlet içinde süresi, yapısı ve nedeni ne olursa olsun insanların yer değiştirdiği nüfus hareketleridir. Buna, mülteciler, yerinden edilmiş kişiler, yerinden çıkarılmış kişiler ve ekonomik göçmenler dâhildir.’’ olarak tanımlıyor.

Mülteci ise, yasada “ülkesinde ırk, din, sosyal konum, siyasal düşünce ya da ulusal kimliği nedeniyle kendisini baskı altında hissederek kendi devletine olan güvenini kaybeden, kendi devletinin ona tarafsız davranmayacağını düşüncesi ile ülkesini terk edip, başka bir ülkeye sığınma talebinde bulunan ve bu talebi o ülke tarafından ‘kabul’ edilen kişidir”  şeklinde tanımlanıyor. Haklar bakımından baktığımızda ise mültecilerin yasal hakları  ve devletlerin onlara karşı yükümlülükleri mevcut.

Bununla birlikte ülkedeki Suriyeliler, mülteci olamıyor, dolayısıyla haklardan yararlanamıyor. Türkiye’ye yerleşmeleri üzerinden İskan Kanunu da devreye giriyor ve onunla birlikte ‘’sığınmacı’’ kavramı da. Bu haliyle haklar, yükümlülükler, sorumlular iyice karışıyor. Biz devamında Uluslararası Af Örgütü’nün de yaptığı gibi savaştan kaçan tüm Suriyelilere ‘’mülteci’’ diyeceğiz.

Sınıflarda, okullarda, mahallede pek çok yerde mültecilerle temas halindeyiz ve var olan ayrımcılığı barışa dönüştürme sorumluluğumuz var. Korkunç bir savaşa tanıklık etmiş, çok zor koşullarda yaşamını sürdürmeye çalışan çocuklar için okullarımızı, sınıflarımızı içermeci hale getirmek hepimizi güçlendirecek. Bu listeyi bu süreci kolaylaştıracak kitap, oyun ve filmler ekleyerek oluşturduk. Birlikte yaşamı, pek çok farklılığı barındıran sınıflarda var etme ve barışı büyütme umuduyla…

Paylaşanı, ilham alanı bol olsun.


1-Savaşı Bitiren Sinek

Yazan: Bryndis Björgvinsdóttir

Çeviren: Mahir Ünsal Eriş

Can Çocuk Yayınları

Savaşı Bitiren Sinek, karasineklerin dünyasına doğru bir yolculuğa çıkararak Hermann Şeker, Kolkex ve Sinek adlı üç kahramanla tanıştırıyor bizi.

Nepal’e daha iyi ve huzurlu bir hayat için gitmek isteyen bu üç sinek kaçak yolcu olarak gidebilecekleri bir uçak bulamıyorlar. Türlü maceralarla yolları Assambad isimli şehre düşüyor ve bu şehirdeki nehrin iki yakasındaki bölgelerin birbiriyle tekrar savaşa girmek üzere olduğunu öğreniyorlar.

Sonrası inanç dolu, başarılı bir sinek hikayesi. Bu üç kahraman sinek zekice uyguladıkları plan sayesinde şehri savaşa sürükleyen General’in üstesinden gelmeyi başarıyor ve kitaba şöyle son veriyor:

“Bu öykü aynı zamanda karasineklerle insanların yüzyıllardır süregelen ilişkisi,

soğuk mağaralarda ve yıkık dökük barakalarda toplaşmalardan,

şatolarda birlikte yaşamaya, hatta füzelerle birlikte aya fırlatılmaya varan ilişkisi hakkında.

Son olarak, en önemlisi de umut ve inanç hakkında.

Bir gün daha iyi ve daha adaletli bir dünyada, bizlerin ve sizlerin barış ve huzur içinde yaşayabileceğimize dair beslediğimiz umut ve inanç hakkında.

Bizim bu dileğimiz geçmişten geleceğe uzanıyor.

Biz karasinekler, her gün duvarlara, odalara, ağaç gövdelerine, çimen yapraklarına, gökyüzüne, yeryüzüne teller gereriz, görünmez dilek bayrakları asarız.”

2-Uzak

Shaun Tan

Desen Yayınevi

Uzak, Sahun Tan’ın eşsiz karakalemleriyle bezenmiş yazısız bir başyapıt. Kitap; mülteciliği, yersiz yurtsuzluğu, yabancı olmayı, yalnızlığı ve umudu tüm incelikleriyle önümüze seriyor.

Anlatılan öyküler her birimizin bir şekilde mutlaka hayatına dokunmuş olan kaçışları anlatıyor. Çeşitli sebeplerden dolayı ülkesini terk etmek zorunda kalan mülteciler, dili ve kültürü konusunda en ufak fikri olmayan, tek başınalığıyla diğerlerine “yabancı” kalan insanlar…

Bu karanlık yolculuğu hayal kırıklığından, umuda; korkudan, çabaya adım adım görüyoruz hikayeler boyunca. Karakterlerin yüzlerindeki hüzün ve sevinç öylesine hissediliyor ki, ayrıntılarda kayboluyor insan kendi hikayesinden uzaklaştıkça.

Shaun Tan’ın alışık olduğumuz gerçeküstü karakterleri, hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan mekanları ise hem şaşırtıyor, hem “uzak”lığa farklı bir derinlik katıyor.

Hem yetişkinler hem de çocuklar için “uzak”lara bambaşka bir anlam katacak, mültecilik ve yabancılık üzerine uzun uzun düşünmenizi sağlayacak enfes bir kitap.

3-Çabuksığınlar

Yazan:Jean-Claude Grumberg

Çizen: Ronan Badel

Çeviren: Simla Ongan

Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Hiç ‘’çabuksığın’’ diye bir kelime duydunuz mu?

Kitap, şu cümlelerle başlıyor.

‘’Çabuksığınları tanıyor musunuz? Yok, hayır, haritalara bakmayın, eski atlaslara da, çünkü Çabuksığın diye bir ülke yok. Çabuksığınların evleri her yer ya da hiçbir yer, özellikle de hiçbir yer. Neden özellikle hiçbir yer? Çünkü bir yerde doğanlar ve sadece doğdukları yerde evlerinde yaşayanlar Çabuksığınları sevmiyorlar, hatta onların evlerine yakın yerde doğanlar bile sevmiyor onları. Neden?’’

Devamında da, tahmin edersiniz mantıklı bir cevap yer almıyor. Zaten kitap bir cevap da aramıyor. Müziğe tutkun, kemanlarıyla yol almaya çalışan çabuksığınların, farklı çeşit ve düzeylerde maruz kaldıkları ayrımcılığı tanıdık bir kurgu ile göz önüne seriyor.

Enfes çizimlerin eşlik ettiği bu hikaye, belki de daha önce kıymetini düşünmeye ihtiyaç duymadığımız bir yeri/yurdu olma halini gözler önüne seriyor ve aksi bir durum ile empati kurmamızı kolaylaştırıyor.

4-Benim Adım Hiç Kimse

Yazan: Frank Cottrell Boyce

Çeviren: Arif Cem Ünver

Yayınevi: Tudem

2012 Guardian Çocuk Edebiyati ödülünü alan Benim Adım Hiç Kimse, içerisinde pek çok etkili fotoğraf kareleri barındırıyor.

Bu hikayeyi bize anlatan bir çocuk: Julie. Julie, Liverpool’da yaşıyor ve Moğolistan’dan İngiltere’ye göç eden bir ailenin çocukları olan Chingis ve Nergui’ye rehberlik ediyor. Ne güzel bir uyum süreci kolaylaştırma yolu değil mi? Çokkültürlülük ve farklılıkları birlikte yaşamı zenginleştirecek şekilde çocuk gözünden paylaşan ‘’hem komik, hem de içten’’ bir kitap.

 

5-Düşman-Barış için Bir Kitap

Yazan: Davide Cali

Çizen: Serge Bloch

Yayınevi: Ginko Kitap

‘’Düşman’’ kavramını ele alış biçimi, kurgusu ve tüm bunları muhteşem çarpıcılığı ile ifade eden illüstrasyonları ile gerçekten barış için önemli bir kitap.

Göç ve mülteciliği çalışırken kaçınılmaz bir kavram çıkıyor karşımıza: Savaş. Savaş ile birlikte de muhtemelen düşman… Konuşulması zor gibi gelse de, her ikisi de farklı ölçeklerde her yerde. İki ayrı çukurda yaşayan iki asker, kendileri için hazırlanan el kitabında düşmanının nasıl canavarca özellikleri olduğunu okuyor. Böylelikle ikisi de birbirinini tanımadan, düşman oluyor ve kendi çukurlarında savaşı kazanabilecekleri stratejiler düşünüyor. Bir gün, biri merak edip çukurdan çıkıyor ve düşmanının çukuruna kadar ilerliyor. Bir de ne görsün! Aynı el kitabı düşmanında da var ve o, orada anlatıldığı gibi biri değil, hem de hiç değil.

Hayatımızdaki tüm ‘’düşman’’larla ilgili düşünmeyi ve barışı var etmeyi kolaylaştıracak enfes bir kitap.

6-Kömür Karası Çocuk

Yazan: Müge İplikçi

Çizen: Huban Korman

Yayınevi: Günışığı Kitaplığı

Nehirleri ve göğü ışıkla parlayan bir ülkeden, Mali’den Türkiye’ye gelen bir çocuk Salif. Bir adresi, herhangi bir kaydı yok, tabii ki okul kaydı da.

Müzisyen babasını arkasında bırakıp gelebilen Salif’in yaşadığı zorluklardan biri, sevdiklerine duyduğu özlem. Bununla birlikte, yaşadığı mahallede ve kendini buluverdiği okulda özellikle çevresindekilere göre koyu olan ten renginden dolayı ayrımcılığa maruz kalıyor. Bir öğretmenin onu fark etmesiyle, okulun orkestrasına dahil oluyor.

Orkestrada çalışırken babasının ona söylediklerini hep hatırında tutuyor Salif.

‘’Müziği duy, sınırları aş ve ona göre yaşa.

Müzik yaşamdır, bütün sanatlar insana yaşamı anlatır.

Sınırları hoop kaldırır, insanı hoop ferahlatır.’’

Göçün hayatına kattığı tüm zorluklarla, müziğin büyülü birleştirici halini birlikte yaşayan Salif’in hikayesi, okul ve sınıflarda birlikte yaşam için ilham alınacak ögeler barındırıyor.

7-Balık-Tehlikeli Bir Dünyada Sevgi ve Umut Öyküsü

Yazan: Laura S. Matthews

Çeviren: Mine Kazmaoğlu

Yayınevi: Günışığı Kitaplığı

2002 Fidler Ödüllü bu hikayeyi bize bir çocuk anlatıyor. Adı Kaplan. Kaplan, kendi ailesini kitaplarda okudukları ailelere göre biraz tuhaf buluyor. Öncelikle doğdukları yerde yaşamıyorlar. Nerede mi yaşıyorlar? Savaşın kıyısında, pek çok güçlük çeken bir köyde, hem de çöl gibi sıcak bir köyde. Anne ve babası bu köydeki insanlara destek olmak için geliyor ve Kaplan’ı da yanlarında getiriyor. Bir gün savaş çok yaklaşıyor, Kaplan ve ailesinin de köyden ayrılması gerekiyor. Tam yola çıkacakken, kirli bir su birikintisinin içinde bir balık göz kırpıyor Kaplan’a. Kaplan o saatten sonra balığı yol arkadaşı olarak kabul ediyor ve onu özenle kavanoza koyuyor ve zorlu yolculuk başlıyor.

Yolda başlarına gelen her türlü zorluğa rağmen varlığını hep hissettiren bir şey var: Umut

Ara ara azalıyor ama hiç kaybolmuyor ve Balık bize, insanlığın yarattığı en büyük felaketlerden biri olan savaşı Kaplan’ın gözünden anlatıyor.

8-Yolculuk

Yazan ve çizen: Francesna Sanna

Çeviren: Zeynep Sevde

12 dile çevrilen ve Society of Illustrators’tan altın madalya kazanan Yolculuk’u, bize yine bir çocuk anlatıyor. Savaşı ‘’sanki dünyanın bütün ışıklarını söndürüyorlardı.’’ diye tarifleyen bir çocuk, babasını savaşın aldığı bir çocuk.

Annesi ve kardeşi ile daha güvenli bir yer bulmak için uzun zorlu bir yolculuğa çıkıyor, pek çok sınır aşıyorlar.

Kitap bitiyor ama yol bitmiyor, güvenli bir yer bulma umudu da.

Sınırların çocuğun gözünden ifadesiyle sonlandıralım.

 ‘’ Gökyüzünde bizi takip ediyormuş gibi uçan kuşlara baktım. Kuşlar da aynı bizim gibi göç ediyorlardı. Onların yolculuğu da çok uzundu ama hiç sınır geçmek zorunda değillerdi.’’

9-Barış Zamanı, Kutu Oyunu

Beyaz Şapkalar Projesi kapsamında geliştirilen Barış Zamanı eğitsel kutu oyununun koordinasyonu TOG’un Projeler Departmanı altında yürütülüyor.

Oyunun üç temel amacı şu şekilde:

1- Bir yerde savaş varsa, bu hepimizi etkileyen bir durumdur.

2- Barışa ulaşmak için, birlikte mücadele etmek gerekir.

3- Barış halini korumak için de birlikte mücadele etmek gerekir.

Kitapların yanı sıra, birlikte oynayabileceğimiz kutu oyunlarının da barışçıl bir sınıf ortamını geliştireceğini düşünüyoruz. Barış Zamanı, satışı olan bir kutu oyunu değil. Oyun ile ilgili detaylı bilgi edinebilmek için https://www.tog.org.tr/egitsel-kutu-oyunlari/ziyaret edebilirsiniz

10-Hadia-Sihirli Hikayeler

Hadia, hem bir hikaye, hem de animasyon film.

Hikaye halini Dillerle Barış listemizde paylaşmıştık.

ABD Ankara Büyükelçiliği’nin desteği ile Sinem Sakaoğlu’nun yazıp yönettiği filmin Arapça ve İngilizce altyazılı halleri de mevcut ve buradan kolaylıkla ulaşılabilir:http://sihirlihikayeler.net

Umarız ki, her yaştan çocuğa, yaşanan insanlık krizini  doğru bir şekilde anlatabilmek, önyargı oluşmasını engelleyip empati yapabilmeyi sağlayabilmek için bu listemiz kolaylaştırıcı olur.

 

Birlikte barış içinde yaşamak umuduyla.

Kaynak: Çocukla Barış