demet-atagunDemet Atagün

1988 yılının eylül ayında yeşilin her renginin hâkim olduğu Hemşin köyü olan Oce’de doğdum. İlk ve ortaöğrenimimi Rize’de tamamladıktan sonra MSGÜ Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandım. Eğitimim boyunca çalışkan bir öğrenci olmak yerine faaliyetten faaliyete koşan bir öğrenci olmayı tercih ettim. Üniversitede TOG ile tanışarak ve bir çok sosyal sorumluluk projesinde yer alarak “eleştirmek için değil değiştirmek için” sloganını içselleştirdim. Şimdi ise öğrencilerini her yönden destekleyen ve geliştiren çok yönlü bir rehber olmaya çalışıyorum. Bu amaçlarım doğrultusunda Başka Bir Okul Mümkün diyorum.

burak-ulmanBurak Ülman

1969 Ankara doğumluyum. Sırasıyla Çankaya İlkokulu, İstanbul Saint Joseph Fransız Erkek lisesi, Boğaziçi Üniversitesi İktisat bölümü, Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi yüksek lisans programı ve Sussex Üniversitesi Uluslararası İlişkiler doktora programını tamamlayarak 30 yıl boyunca eğitim sisteminin her aşamasından geçerek hâkim sorunların neredeyse hepsine maruz kaldım. Yetmiyormuş gibi Marmara ve Yıldız Teknik Üniversitelerinde akademisyen rolünü oynuyorum. Bu düzenin eğitim anlayışıyla derdim var! Bazı şeyler ciddi anlamda sorunlu! Çocuklarımıza zarar veriyoruz; onları tek tipleştiriyoruz, yaratıcılıklarını öldürüyoruz, toplumun her türlü dogması ile beyinlerini yıkayıp ileride yaşayan ölüler olmaya hazırlıyoruz. Bunların değişmesi gerekiyor. O yüzden Başka Bir Okul Mümkün diyorum.

Gonca Fide (2)Gonca Fide

ODTÜ Sosyoloji Bölümü mezunuyum. Ulusal ve uluslararası kırsal kalkınma, doğa koruma, sosyal etki değerlendirme alanında birçok projede emek verdim. Anadolu Araştırma’da Araştırma Uzmanı olarak çalışıyorum.
Üniversitede Ivan İllich’in “Okulsuz Toplum” kitabını okuduktan sonra eğitimle ilgili fikirlerim değişti. Kızım doğduğu yıl şu ünlü Sir Ken Robinson’ın okulların yaratıcılığı nasıl öldürdüğünü anlattığı TED Konuşmasını (How Schools Kill Creativity) izledim. Kızımın kendini keşfederek eğitim alabileceği eğitim modellerini hayal edip, Finlandiya’ya mı taşınmalı diye düşünürken 2012 yılında BBOM Derneğinden haberdar oldum ve mutlaka bu hareketin bir parçası olmalıyım diye düşündüm. Ankara’da bir BBOM Okulu açmak için Ankara’da yaşayan anne-babalar ve gönüllülerle dayanışma ve işbirliğini iliklerimizde hissederek Meraklı Kedi İlkokulunu var etmenin sevincini yaşıyorum.

profil alpLevent Kahraman

1979 yılında Trakya’nın tam göbeciğinde yer alan Lüleburgaz’da dünyaya merhaba demişim. Daha ilkokulda “planlanan geleceğim” için yarış atı olarak özel derslere/dershanelere başlamış ve ilk büyük yarış olan anadolu lisesi sınavlarını “sistemin” istediği gibi kazanmış ama “öğrenme” isteğimi kaybetmiştim.(bu yarıştan kim galip çıktı acaba) Lüleburgaz Anadolu Lisesindeki eğitim hayatım boyunca sütçü beygiri olmanın beni daha “mutlu” ettiğini keşfettim ancak bu keyif büyük yarış ÖSS-ÖYS kapıyı çalana kadar sürdü… Son bir atakla 1998 yılında Trakya Üniversitesi Kamu Yönetimine burun farkıyla girdik. Aynı bilinçsizlik ve istersizlik üniversite hayatımda da devam etti. Üniversite hayatımın en büyük kazanımı eşim oldu…
Daha sonra 2003 yılında başladığım iş hayatımda değişen birşey olmadı, Satış-Pazarlama alanında hala istemediğim işlerde mutlu olmadığım pozisyonlarda çalışmaya devam ediyorum…
Başka Bir Okul Mümkün Derneği ile tanışmak benim için olmasada oğlum için bir umut ışığı oldu. Başka okullar mümkün olursa, başka hayatlarında mümkün olacağına olan inancım beni elimi taşın altına koymaya yöneltti. Bu heyecan ve umut ile 2013 yılından beri BBOM Derneği ve BBOM İzmir Kooperatifinde aktif olarak gönüllü çalışmalar yapmaktayım.

cigdem-calikÇiğdem Çalık

Ege Üniversitesi’nin ardından Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Ne istediğimi fark ederek değil, ne istemem gerektiğini öğrenerek geçirdiğim eğitim süreci bu okulun var olmasını gönülden istemem için elbette en büyük sebep. İşte bu yüzden heyecanla Başka Bir Okul Mümkün diyorum.

canuckanyukselCan Uçkan Yüksel

1981 İzmir doğumlu, ailesinin hem kızı hem oğlu:) Görmeyi, yapmayı, denemeyi sever. Mesela ateşteki bakırın rengini, camı alevde döndürmeyi, hem geceleri uyumadan çalışmayı hem çamlar altından ayaklarını denize uzatıp düşüncesizce uzun uzun miskinlik etmeyi… Günlerin sadece 24 saat oluşuna sinirlenir, hem de daha çok yapacak şey ister. Tasarımcılığı meslek edinmiş ama en çok öğrenmekten keyif alan 2 çocuk anası kocasının sevgilisi bir “normal” insan evladı.

ercan karamanErcan Karaman

Babamın orman işçisi olması sebebi ile çocukluğum dağlarda geçti. Bundan olsa gerek, okula koşarak gidenlerden olmadım. Üstüne birde sürekli “ötekileştirilince” okul ile aram iyice açıldı. Hala da öyledir.
On yıl kadar süren, özel şirketlerdeki yöneticilik hayatımı dağlara, yüksek irtifaya daha rahat çıkabilmek için bırakıp, kendi işimi kurdum. Bir yandan müteahhitlik yapıyor bir yandan da çiftçilik ile uğraşıyorum. Kızlarsivrisinden  Ağrı dağına,  Kaz dağlarından Kilimanjaro’ya birçok zirveye çıktım. Fırsat buldukça yükseklere çıkıyor ve bisiklete biniyorum.

Çoktan unuttuğum, dört duvar arasındaki sıkıcı okul günlerimi, kızımın okula başlaması ile yeniden hatırladım. İmdadıma BBOM yetişti. Bu düşü kurup hayata geçirenler ile tanıştığım andan itibaren; Çanakkale’de başka bir okulu mümkün kılmak için, başta eşim ve bir grup arkadaşım ile yola çıktım. Böylesine bir dönemde her şeye dertlenmek yerine elimi taşın altına koymak, hem heyecanlandırıyor hem de umutlandırıyor.

OsmanOsman Şahin

Formal eğitim hayatım en başından beri hiç parlak olmadı. Birileri tarafından okulun hep istenmeyen öğrencisiydim. Dolayısıyla karnelerimde Anadolu deyimiyle “toklu”(Zayıf) çoktu. J O zaman adı ÖSS olan sınava girip ortalamanın üstünde netler yaptığımda meslek seçimine dair hiçbir fikrim yoktu. “Hiçbir şey olamıyorsan öğretmen ol!” diyenleri dinleyip, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ni tercih ettim.  Eğitimciliğe adım attığım o günden itibaren mevcut sistemin alternatifinin mümkün kılınabilineceğine inandım.  Uzun zamandır “alternatif eğitim” üzerine kafa yoruyorum. Şimdi ki tek derdim insanda doğuştan gelen öğrenme hevesinin hiç körelmemesi. Bu zamana kadar çeşitli sivil toplum örgütleri ve sendikalarda sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak görev yaptım. 2009 yılında Ataması yapılmayan öğretmenler platformu kuruculuğu ve merkez yürütme kurulu üyeliği yaptım. Dostlarımla birlikte ilk görev yerim olan Doğubayazıt’ta parasız, ulaşılabilir ve nitelikli eğitim hakkı için, gönüllü emekle ücretsiz kurslar düzenledik. Benzer bir çalışmayı halen İzmir Gültepe’de Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Evi’nde yürütüyoruz.

Başka okulların, başka Dünya’ya açılan kapıların anahtarı olduğunu düşündüğüm için buradayım. Başka bir dünya mümkün…

sevilSevil Koçarslan

1975 Almanya doğumluyum. İlkokulu orda okudum . Ortaokul ve liseyi Lüleburgaz da bitirdim. Trakya Üniversitesi Muhasebe bölümünü terk edip Marmara üniversitesi eğitim fakültesi almanca öğretmenliğinden mezun oldum ve üzerine sınıf öğretmenliği sertifika programını okudum . Kışları sözleşmeli olarak Anaokulunda İngilizce öğretmenliği ve lise de Almanca öğretmenliği yaptım. Milli eğitimin klasik eğitim sistemine ayak uyduramadığım için geçimimi Kaş da yaşayarak turizmden sağlayıp gönüllü faaliyetlerimi ise eğitimin çeşitli alanlarında yer almakla gerçekleştiriyorum. Ve Kaş kooperatif çalışmalarında BBOM gönüllüsü olarak yer alıyorum.

NAzım Guveoglu fotoNazım Güveloğlu

Bir arkadaşım, özgeçmişiyle ilgili bir soru sorulduğunda “özümü bilmiyorum ki geçmişini bileyim” demişti :) Aslında yazdığımız her özgeçmiş şu andan geriye doğru kurulan bir hikaye. Özümüzün ne olduğu konusu bir tarafa, hikayelerin hiçbirinin bana ait olmadığını biliyorum. İşte, BBOM’da yer alma nedenlerimden biri bununla ilgili; babası olduğum Ela Çağla ve arkadaşları, kendinden önce doğmuş çocukların öğrenip aktardığı hikayelerin gerçekle ilişkisine özgürce bakabilsinler istiyorum. Gerçeğe yönelik merakın hikaye biriktirme koşturmacasına yenik düşmediği bir okul mümkün görünüyor.

feyzaFeyza Eyikul

Bursa’da doğdum. İyi eğitim için “dolgun bir rüşvet” karşılığında şehrin en iyi okullarından birine kaydedildim. İlkokul hayatıma dair en net hatırladığım anılardan birine; sabaha karşı aniden uyanıp Anadolu Lisesi Sınavı Giriş kartını bularak sınava kaç gün kaldığını sayan çocuk halimin kalp atışlarının sesi eşlik ediyor hala… Sonra sınav geldi çattı. Sözde iyi puanlar aldık ama akranlarımızın sayısı çok, şehrimizdeki kontenjan azdı… Ebeveynlerimiz bir araya gelip şehrimize bir Anadolu Lisesi açtırmak için inisiyatif kurdular. Kolay olmadı tabi, aylarca uğraştılar. Akranlarım okul yollarında gidip gelirken ben 3 ay gideceğim okulun açılmasını evde bekledim. İyi ki beklemişim, inisiyatifin eli değdiğinden olsa gerek ilk yıllarımız görece pek iyi geçti. Standart bir okul yaşantımız devam ederken öğretmenlerimiz okul dışına taştı. Okulumuza özellikle tayin isteyen birkaç öğretmenimin rehberliği hayatımda çok belirleyici oldu. Tabi sonra yine sınav telaşı… İlk gençlik heyecanlarımızı, ilgilerimizi, mutluluklarımızı sınav sonrasına erteledik durduk. Böylece birikmiş bir çoşku ve heyecanla gittim üniversiteye. Hatırı sayılır bir üniversitenin hatırı sayılır bir bölümüne… Okumaya, izlemeye, dinlemeye, tartışmaya doymak için gittim. Üniversitenin lisenin devamından çok da fazla bir şey olmadığını fark etmek ise pek uzun sürmedi maalesef…Üzerine çokça yüzleşme… Yaşama dair çok temel birçok şeyden bihaber olduğumla, öğrendiğim tarihin pek de gerçekle ilgisi olmadığıyla, doğayı tanımadığımla, hatta nasıl öğrendiğimi bile bilmediğimle yüzleştim. Okulda birçok tür ayrımcılığı yaşayarak öğrendiğimle, içselleştirdiğimle yüzleştim. Bireysel başarıya odaklı, rekabetçi ve sözde demokratik bir eğitimle nasıl da sistemin bekası için yetiştirildiğimle yüzleştim. “Bi’şey yapmalı!” derken BBOM ile tanıştım. O gün bugündür çocuklar için başka bir dünya peşinde yürüyorum…


yasin-sancakYasin Sancak

Eğitim fakültesinin kaydına uzun saç-sakal ve şortla gidip de oradaki görevlinin “öğretmen olacaksınız” uyarısına boş boş seğirttiğim gün ve onu takip eden yıllarda öğretmen olmayı hiç düşünmemiştim. Fakülteye girdikten 8 yıl sonra, 2003 yılının Şubat ayında ise üzerimde takım elbiseyle dikiliyordum meslek lisesinin laboratuvarında… Büyük ve bahçeli bir evde birlikte yaşadığımız arkadaşlara bir eko-yerleşke oluşturmak için çabalarken, ‘rahat-hazır ol’lar, yoklamalar, törenler, marşlar bünyeye uymuyordu bir türlü. Sahaf arkadaştan gelen Summerhill kitabı ilk kurtarıcı oldu benim için. Sonra sırasıyla; 2005 yılında düzenlenen 1. Alternatif Eğitim Sempozyumu, 2007 yılında kurduğumuz Alternatif Eğitim Derneği ve son olarak da BBOM. Her biri ve sayesinde tanıştığım insanlar eğitim, öğrenme, öğretme, okullaşma üzerine farkındalığımı artırdı, düşüncelerimi genişletti…

İzmir’de “Başka Bir Okul”u var etmek için 2013 Şubat ayında yapılan çağrıdan bu yana, eğitimde özgürlükçü, demokratik ve ekolojik modeller oluşturmanın ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu gözlemledim hep. Geçen iki yılda bunları başarmak için epey bilgi, beceri ve destek kazandığımızı düşünüyorum. Dört yaşına doğru ilerleyen kızım ve hayatlarına direkt yada dolaylı olarak etki edebileceğimiz tüm çocuklar için artık kendimize ve birbirimize güvenme, işe koyulma zamanı.

Nuşin foto (1)Nusin Mısırlı

1970 İstanbul doğumluyum. Okul Hayatın hiç haz etmemiş bir birey olarak devamlı zorlama şeklinde çalışan biri olarak okuldan geriye kalan sadece arkadaşlıklarım olduğunu gördüm. Şimdilerde bir erkek ve kız çocuğu annesi olarak endişelerimi ve okul ile ilgili bağımın niye bu kadar kötü olduğunu doğrulama şansı doğdu (büyük çocuğun okul ile ilgili hislerini öğrendikten sonra özellikle çok panikledim) .  Kızımın şansı varken güzel bir başlangıç yapmasını gönülden dileyerek BBOM ile işbirliğine girişip kalbi çook büyük bir aile ile tanıştım. Başta kendi çocuğum olmak üzere hiç tanımadığımız çocuklara bu sayede dokunabilmek ve onların hayatlarını güzelleştirebilmenin imkanını elde edebilmenin mutluluğu ve huzurundayım.

Aybala FotoAybala Özkan

1980 Safranbolu doğumluyum. Türk eğitim sisteminin doğrularına göre  başarılı, benim mutluluk endeksime göre ise başarısız bir öğrenim hayatım ve bunun sonucunda da bana hiç uygun olmayan bir mesleğim oldu.Makine mühendis oldum. Oğlum doğduktan sonra istedim ki o ne istediğinin ayrımına varabileceği,öğrenmeyi sevebileceği, mutlu bir okulhayatına sahip olsun. Kafamı kaldırıp baktığımda benzer kaygılara sahip, bir çözüm bulmak isteyen, bunun için ciddi emek harcayan bir sürü insan olduğumuzu gördüm busefer de mutlu oldum.  Çünkü BBOM yeryüzünde sadece bir çocuğun hayatını bile değiştirse bu zamana kadar harcanan emeğe değeceğini, geleceğe dair umudumuzun olacağını düşünüyorum.

Nazlı Özdoğan

Gülistan Kolat

Özgür Gözüm

Nikriz Akçay

Ahmet Sevingen

Hakan Burçoğlu

Burcu Uçaray Mangıtlı