Biz; ebeveynlerden öğretmenlere, çocuklardan aktivistlere, eğitim bilimcilerden çeşitli uzmanlara kadar, Türkiye’deki eğitim meselesiyle derdi olan, konuşup kararmaktan usanmış, “bi’şey yapmalı” diyen geniş bir topluluğuz.

Bu yüzden biz; eğitim-öğretim süreçlerinin asıl öznesi olan çocukların sözünün dinlendiği ve duyulduğu, onları karar alma mekanizmalarına dahil eden bir okul hayal diyoruz. Bu yüzden biz; her çocuğun biricik olduğu, farklı hızda ve farklı şekillerde “öğrendiği” gerçeğinden hareketle hepsine özel yaklaşan ve içlerindeki doğuştan gelen yaratıcılığı besleyen bir okul hayal ediyoruz. Bu yüzden biz; salt piyasa ve kar amacıyla işletilmeyen, metalaşmamış, sosyal adalet duygusuna halel getirmeyecek kolektif  sermayeyle kurulan ve işletilen bir okul hayal diyoruz. Bu yüzden biz; kuşun, taşın, suyun, toprağın, karıncanın yani bilcümle varlığın insan kadar değerli addedildiği bir okul hayal ediyoruz.

Ve bu yüzden biz; Başka Bir Okul Mümkün diyoruz! Ankara’dan Van’a, İstanbul’dan Kaş’a, Bodrum’dan Çanakkale’ye, İzmir’den Eskişehir’e Türkiye’nin onlarca bölgesinden yüzlerce üyesi, gönüllüsü ve takipçisi olan büyük bir aileyiz biz. Çoğumuz birbirimizi hiç görmedik bile; ayrı ayrı yerlerde aynı hayal için didiniyoruz. Ve bütün bunlar tamamen gönüllü emekle yapıyoruz.

Derneğimizin merkezi İstanbul’da ama profesyonel çalışanımız olmadığı için genelde ofiste kimse bulunmaz. Zaten BBOM Derneğinin şu anki faaliyetlerinin çoğu da İstanbul dışında. Bu noktada çok sık sorulan bir soruya da cevap verelim: “BBOM Derneğinin kendisi okul açmıyor, yerellerinde okul açmak isteyen ebeveyn ve gönüllülere destek oluyor; bu amaçla BBOM eğitim modelini geliştiriyor, aktarıyor, öğretmen eğitimi düzenliyor ve savunu faaliyetleri yapıyor. Yani özetle okulları açmak ve işletmek yerellerin işi; modeli geliştirmek ve yaymak da Derneğin işi. Derneğin Yürütme Kurulu bir ya da iki ayda bir farklı bir ilde toplanıyor ve genel dernek politikasına dair kararlar alınıyor. Bu toplantılara okul kuran ya da kurmaya çalışan “BBOM Kooperatifleri” ya da “BBOM Girişimleri” temsilcileri de davet ediliyor. İhtiyaç duyduğumuzda uzmanların da katılıyla farklı konulara yönelik çalıştaylar yapılıyor.

“İyi de isminiz, cisminiz yok mu sizin?” diye soranlar için de 2018 Şubat ayı itibariyle bir araya gelen YK’ üyelerinin ve BBOM’un tam zamanlı pek gönüllü çalışanının kimler olduğunu, dilimiz döndüğünce, aşağıda aktarmaya çalıştık.  Buraya kadar okuduğunuza göre de, artık siz/biz ayrımına bir son verip “gelin Başka Okullar yolunda “birlik” olalım” diyoruz!

Bager Akbay

Eğitim, öğretim, okul gibi kavramlarla hep problemim oldu. Çoğu çocuk gibi oyun oynamayı her zaman okula tercih ettim. İlkokulda dördüncü sınıfı okurken, sosyal bilgiler sınavında, boş kağıt verdiğimde, eğitimi reddetme fikrini içimde hissetiğimi hatırlıyorum. Bu hissin sonuçları garip bir şekilde içimdeki öğrenme açlığını tetiklemiş olmalı ki, sürekli okumaya, denemeye ve araştırmaya başladım. O seneden sonra derslere çalıştığımı pek hatırlamıyorum. Bu davranış beni bir yandan uyumsuz kıldı (onlarca kez disiplin soruşturması gördüm), ama bir yandan da ilgilendiğim konuların özünü idrak etmemi sağladı. Bu kızgın ama meraklı halim yıllarca sürdü. Kimi zaman ailem ve okulum beni çok başarılı ilan etti, kimi zaman yerden yere vurdu.

Aslında hocalarımın pek suçu olmadığını, “eğitim” denilen şeyin imkansıza yakın bir şey olduğunu anlamam için yıllarca öğretmenlik yapmak zorunda kaldım.

Öğrenme, ihtiyaç anında ortaya çıkabilen bir durum, yani öğrenenin aç olması ve bunu gidermenin yollarını bilmesi gerekiyor. İşte bu yüzden doğru öğrenme ortamları tasarlamak, öğrencinin kendini tanımasına izin vermek lazım.

Kimse sizin öğretmek istediklerinizi öğrenmek istemiyor, o çalışkan öğrencileriniz bile ödül ve cezalardan dolayı öyleymiş gibi davranıyor.

İşte bu yüzden gönüllü, keyifli, samimi ve uzlaşmacı ortamlar tasarlamamız gerekiyor. Bunun zor bir hedef olduğunu biliyorum, bu zorluk sadece bize ait değil ama bu topraklarda, bu tarz yapıların nasıl kurulacağına dair pek fazla çalışma yapılmamış. Yapılan denemeler de, hızlı sonuç verme baskısı altına sokulup bozulmuş ve de deneyimleri sonraki nesillere aktarılamamış.

Demokratik okul kavramının kültürün içine yerleşmesi oldukça uzun zaman alabilir. BBOM, bu konuda elini taşın altına koyan ender yapılardan biri, işte bu yüzden burada daha keyifli ve verimli yapıları kurmaya çabalamak zorunda olduğumuzu hissediyorum.

pIMG_0317

Bediz Büyükyıldırım Gürel 
bediz@baskabirokulmumkun.net

İzmir’de doğdum büyüdüm. Önce öğrenci, sonra öğretmen en sonunda her ikisi de olarak ömrümün büyük bölümünü okullarda geçirdim. En son okulumdan iki sene önce mezun oldum. Öğrenciyken ilkokul hariç fırsat eşitsizliğinin şanslı azınlığına dahil oldum hep. Ortaokul ve lisede beden eğitimi derslerinde mis kokusuyla çarpıldığım korulukta koştum; üniversite partisinde hocalarımla dans ettim. Okulları genç insanların kendisini gerçekleştirebildiği mutlu, dinamik ve üretken ortamlar sandım öğretmen olana dek.
Öğretmen olduktan sonra da aynı enerjiyi taşıdım uzun bir süre. Baskı ve hiyerarşiye rağmen öğrencilerimle birlikte açtığımız gediklerden akıp mutlu öğrenmeler deneyimledik birlikte. Emeğin, coşkunun, öğrenme sevincinin kıymet görmediği ortamlarda aynılaştırma duvarlarına tosladım bol bol. Yılmadığımı sandım devam ettim kuyruğumda sürüklediğim tatsız deneyimlerin beni ne kadar aşağı çektiğini fark edemeden. Mutsuzluğun bulaşıcı olduğunu boğazıma kadar battığım kum yığınında debelenirken anlayabildim ancak. BBOM’u tam da bu dönemde tanıdım. BBOM’un eğitim sistemine vermek istediği soluktan ben de pay almak ve bu değerli çabaya katkıda bulunmak istedim. Tanışmak için iki yıl daha beklemem gerekiyormuş.
On iki yıllık öğretmenlik ve yöneticilik deneyiminin ardından artık pes ettiğimi itiraf ettiğim bir anda kendimi BÖM’de buldum. Öğrendim, deneyimledim, paylaştım ve kendime geldim. BÖM’le temelleri atılan BBOM Öğretmen Köyü’nün parçası oldum. Sonra Mutlu Keçi’nin müdürü. En sonunda BBOM Derneği Yönetim Kurulu’nda buldum kendimi. Başka okullar çok uzun ve netameli bambaşka bir yolculuğun sonunda olacak belki. Çocuklar zaten başka!

Burak Ülman
burak@baskabirokulmumkun.net

1969 Ankara doğumluyum. Sırasıyla Çankaya İlkokulu, İstanbul Saint Joseph Fransız Erkek lisesi, Boğaziçi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Sussex Üniversitesinde ilköğretimden doktoraya kadar 30 yıl boyunca eğitim sisteminin her aşamasından geçerek hâkim sorunların neredeyse hepsine maruz kaldım. Üstüne üstlük Marmara ve Yıldız Teknik Üniversitelerinde akademisyen olarak denklemin öteki tarafında da yer aldım. Eğitim anlayışımızın külliyen sorunlu olduğunu düşünüyorum. Bugünkü hakim eğitim anlayışıyla çocuklara zarar veriyoruz; onları tek tipleştiriyoruz, yaratıcılıklarını tırpanlıyoruz, potansiyellerini çarçur ediyoruz; ezcümle onları mutsuz bireyler olarak yetiştiriyoruz. Bunun değişmesi gerekiyor. Eğitim anlayışının şefkat, duygusal güvence, empati, özgüven, yaratıcılık, eleştirel düşünce, katılım, ekolojik denge, sosyal adalet gibi kavramlar ekseninde yeniden tanımlanması gerekiyor. O yüzden 2009 yılında bir grup insanı bir araya getirerek Başka Bir Okul Mümkün yolculuğuna başladım. Yolculuk diyorum zira süreç içinde nereye gittiğimizden ziyade yolculuğun önemli olduğunu anladım. Hatalarımızla öğrendiğimiz, bolca düşüp kalktığımız, sıkça yorgun düştüğümüz ama sürekli büyüyüp geliştiğimiz bir yolculuk. Hem kendi büyüme ve gelişmem için hem de Türkiye’de alternatif bir eğitim anlayışını yaygınlaştırmak için bu yolculuğa devam ediyorum.

demet-atagun

Demet Atagün
demet@baskabirokulmumkun.net

1988 yılının eylül ayında yeşilin her renginin hâkim olduğu Hemşin köyü olan Oce’de doğdum. İlk ve ortaöğrenimimi Rize’de tamamladıktan sonra MSGÜ Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandım. Eğitimim boyunca çalışkan bir öğrenci olmak yerine faaliyetten faaliyete koşan bir öğrenci olmayı tercih ettim. Üniversitede TOG ile tanışarak ve bir çok sosyal sorumluluk projesinde yer alarak “eleştirmek için değil değiştirmek için” sloganını içselleştirdim. Şimdi ise öğrencilerini her yönden destekleyen ve geliştiren çok yönlü bir rehber olmaya çalışıyorum. Bu amaçlarım doğrultusunda Başka Bir Okul Mümkün diyorum.

Emine Özkan
emine@baskabirokulmumkun.net

Ruhum, yollarda bir zamandır. Başka bir dünyanın hayali ile oradan oraya uçuşuyor kalbim, zihnim, bedenim. Yeni durağım başka bir dünyanın hayalini bambaşka bir eğitimle var etmek için yola çıkan BBOM Derneği.

Heyecanlıyım. Üretmenin, birlikte var etmenin kokusunu zerrelerime kadar hissettiğim bu güzel ortam ile hemhal olmak, anılar biriktirmek, beraberce şükran duyup sıkıca sarıldığımız günlerin umudu ile yaşama tutunabilmek için uçuşuyorum bu kez, tıpkı bir karahindiba gibi.

Baharda dağılıp yemyeşil çimlerde sapsarı çiçeklenmenin tam zamanı çünkü 🙂

Feyza Eyikul
feyza@baskabirokulmumkun.net

Bursa’da doğdum. İyi eğitim için “dolgun bir rüşvet” karşılığında şehrin en iyi okullarından birine kaydedildim. İlkokul hayatıma dair en net hatırladığım anılardan birine; sabaha karşı aniden uyanıp Anadolu Lisesi Sınavı Giriş kartını bularak sınava kaç gün kaldığını sayan çocuk halimin kalp atışlarının sesi eşlik ediyor hala… Sonra sınav geldi çattı. Sözde iyi puanlar aldık ama akranlarımızın sayısı çok, şehrimizdeki kontenjan azdı… Ebeveynlerimiz bir araya gelip şehrimize bir Anadolu Lisesi açtırmak için inisiyatif kurdular. Kolay olmadı tabi, aylarca uğraştılar. Akranlarım okul yollarında gidip gelirken ben 3 ay gideceğim okulun açılmasını evde bekledim. İyi ki beklemişim, inisiyatifin eli değdiğinden olsa gerek ilk yıllarımız görece pek iyi geçti. Standart bir okul yaşantımız devam ederken öğretmenlerimiz okul dışına taştı. Okulumuza özellikle tayin isteyen birkaç öğretmenimin rehberliği hayatımda çok belirleyici oldu. Tabi sonra yine sınav telaşı… İlk gençlik heyecanlarımızı, ilgilerimizi, mutluluklarımızı sınav sonrasına erteledik durduk. Böylece birikmiş bir çoşku ve heyecanla gittim üniversiteye. Hatırı sayılır bir üniversitenin hatırı sayılır bir bölümüne… Okumaya, izlemeye, dinlemeye, tartışmaya doymak için gittim. Üniversitenin lisenin devamından çok da fazla bir şey olmadığını fark etmek ise pek uzun sürmedi maalesef…Üzerine çokça yüzleşme… Yaşama dair çok temel birçok şeyden bihaber olduğumla, öğrendiğim tarihin pek de gerçekle ilgisi olmadığıyla, doğayı tanımadığımla, hatta nasıl öğrendiğimi bile bilmediğimle yüzleştim. Okulda birçok tür ayrımcılığı yaşayarak öğrendiğimle, içselleştirdiğimle yüzleştim. Bireysel başarıya odaklı, rekabetçi ve sözde demokratik bir eğitimle nasıl da sistemin bekası için yetiştirildiğimle yüzleştim. “Bi’şey yapmalı!” derken BBOM ile tanıştım. O gün bugündür çocuklar için başka bir dünya peşinde yürüyorum..

1383497_10152051662125676_1505395204_n

Gözde Durmuş
gozde@baskabirokulmumkun.net

Dershaneye başladığımda 10 yaşındaydım. Tam sekiz yılım sınavlara hazırlanarak geçtikten sonra Kimya Mühendisliği bölümüne girdim ve 2007 yılında “Ben bu mesleği yapmayacağım” diyerek (ne kadar tanıdık değil mi?) mezun oldum. Lisans eğitimi sırasında tanıştığım BUSOS’ta (Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü) sivil toplum alanına bulaştım ve çocuklarla yapılan farklı projelerde gönüllülük yaptım. İşte bu bulaşma mezuniyetimden sonra ne yapmak istediğime karar vermeme neden oldu.
2007 yılından itibaren İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi’nde çalışıyorum. Aynı Üniversitede Kültürel İncelemeler Yüksek Lisans Programı’nda tez çalışmama devam ediyorum. Çocuk hakları, çocuk katılımı, çocuklar arasında toplumsal cinsiyet eşitliği ve çocuk hakları eğitimi alanında araştırmaya ve çalışmaya çalışıyorum.
BBOM ile ilk tanışıklığım daha okullar yokken program geliştirme ekibi ile çalışarak başladı, ardından öğretmen köyünün eğitim çalışmalarına ilk önce eğitmen, ardından öğretmen köyü topluluğu üyesi olarak destek vermeye başladım ve devam ediyor bu süreç. Bu yıl da BBOM’da ihtiyaçlar doğrultusunda proje fikirlerini hayata geçirmek konusunda katkı sunmaya çalışacağım. Çünkü; ben  “Başka Bir Okulun ve Öğretmenlerin Mümkün olduğuna” inanıyorum.

Levent Kahraman
levent@baskabirokulmumkun.net

1979 yılında Trakya’nın tam göbeciğinde yer alan Lüleburgaz’da dünyaya merhaba demişim. Daha ilkokulda “planlanan geleceğim” için yarış atı olarak özel derslere/dershanelere başlamış ve ilk büyük yarış olan anadolu lisesi sınavlarını “sistemin” istediği gibi kazanmış ama “öğrenme” isteğimi kaybetmiştim.(bu yarıştan kim galip çıktı acaba) Lüleburgaz Anadolu Lisesindeki eğitim hayatım boyunca sütçü beygiri olmanın beni daha “mutlu” ettiğini keşfettim ancak bu keyif büyük yarış ÖSS-ÖYS kapıyı çalana kadar sürdü… Son bir atakla 1998 yılında Trakya Üniversitesi Kamu Yönetimine burun farkıyla girdik. Aynı bilinçsizlik ve istersizlik üniversite hayatımda da devam etti. Üniversite hayatımın en büyük kazanımı eşim oldu…
Daha sonra 2003 yılında başladığım iş hayatımda değişen birşey olmadı, Satış-Pazarlama alanında hala istemediğim işlerde mutlu olmadığım pozisyonlarda çalışmaya devam ediyorum…
Başka Bir Okul Mümkün Derneği ile tanışmak benim için olmasada oğlum için bir umut ışığı oldu. Başka okullar mümkün olursa, başka hayatlarında mümkün olacağına olan inancım beni elimi taşın altına koymaya yöneltti. Bu heyecan ve umut ile 2013 yılından beri BBOM Derneği ve BBOM İzmir Kooperatifi ve BBOM Ayvalık Kooperatifi’nde aktif olarak gönüllü çalışmalar yapmaktayım.

Nilay Kılınç

Özenç Kabasakal
ozenc@baskabirokulmumkun.net

Başka bir dünyaya giden yolun, başka bir eğitimden geçtiğine inanıyorum. Başka bir eğitim için kafa yoruyorum, emek koyuyorum. Duyduğumdan beri -tam da mezun olurken-BBOM’un içindeyim, çeşit çeşit sorumluluklarla. Bunlardan en sevdiğim, açıldığından beri Mutlu Keçi’de öğretmen olma hali.

Şimdi BBOM Modeli’ni geliştirme çalışmalarına devam ederken, öğretmenliğimi Diyarbakır’ın bir köyünde yapıyorum. Kendime her gün merak edecek bir şey buluyor, onlarla büyüyorum.

Ha bir de, küçükken bir zeytin çekirdeği yuttum, içimde zeytin ağacı büyütüyorum.

10941908_10205020552526906_5685960870087369472_n
Pelin İpek Boyacı
pelin@baskabirokulmumkun.net

Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunuyum. Lisans öğrenimim boyunca edindiğim iyi veya kötü her deneyim beni hayallerimin peşinden koşmam için cesaretlendirdi. Öğrenim hayatımın her aşamasında beni ordan oraya sürükleyen rekabetin ve benden beklenenlerin benim hayatımda o kadar da karşılığı olmadığını fark ettiğimde okul bitmişti ve şimdi ne yapmam gerektiği sorusuyla başbaşa kalmıştım. Ne yapacağımdan ziyade ne yapmayacağımdan tam olarak emindim. Hiyerarşik, ayrımcı, rekabetçi bir dünyadan tamamen kaçamayacağımı bilsem de elimden geleni yapmaya karar verdim. BBOM ile yollarımız kesiştiğinde ise hayata değer katma ve kendimi gerçekleştirebilme imkanı buldum. Bu yolculukta yalnız olmadığımı bilmek ise çok değerli.

Sarp Dinçer
sarp@baskabirokulmumkun.net

74, Ankara, doğumluyum. İlkokuldan liseye kadar TED Ankara Koleji’nde okudum. Sonra da ODTÜ İnşaat. 2000 yılından bu yana Teknik Destek Grubu adlı bir şirketim var. ODTÜ Teknokent’teyiz. Elektronik ve yazılımsal ar-ge yapıyoruz. Deprem Mühendisliği’ne yönelik yenilikçi çözümler sunan ürünler üretiyoruz.
“Okuduğum okullar bana çok şey kattı” diye düşünürdüm hep, oralarda aldığım kültür, tanıştığım insanlar…

Yalnız, eşim Derya beni BBOM felsefesi ile tanıştırdığında böyle bir hayalin var olabileceğine inanamamıştım. TED, Youtube konuşmalarını dinledikçe, Ankara BBOM Kooperatifi ilkokulu Meraklı Kedi’nin inisiyatif alan ebeveynleriyle, onların çocuklarıyla, öğretmenlerimizle tanıştıkça eğitim hayatımın ayrıntılarını anımsadım. O eğitimin bana kattıklarının yanında hayatımda yarattığı derin yara ve boşlukları fark ettim.

Yine de bu hayalin gerçeklenmesi bana ütopik en azından zor gelmişti. Ama oluyormuş işte, yapılıyormuş, ideal mi? Değil. Ama sürekli gelişiyor. “Başka Bir Okul Mümkün”diyerek yola çıkanlara, büyük özverilerle onu ayakta tutanlara, Ankara’da inisiyatif alarak Meraklı Kedi’yi kuranlara, yürütenlere minnettarım.

Ben BBOM okullarına “çocukları onlar için planlanmış başka bir şeylere değil de, kendilerine dönüştüren okul” diyorum hep.

Şimdi 2 çocuğumuz da Ankara BBOM Okulu Meraklı Kedi’de. Çocuklarımız mutlu, biz de umutluyuz.

Tuncay Sartay

1977 yılında İstanbul’da doğdum. Lise öğrenimimi 5 yılın sonunda bir de yaz okuluna giderek bitirebildim. Üniversite giriş sınavları, girişler, bırakışlar sonunda çalışma hayatına atıldım. Çeşitli iş deneyimleri sonrasında satış ve pazarlama sektörünün farklı bölümlerinde 16 yıldır çalışmaktayım.
Kızım Doğa doğduktan sonra, eşim Banu sayesinde BBOM ile tanıştık ve sunduğu felsefeyi kendimize çok yakın bularak bir yerlerine katkımız olur düşüncesi ile peşine düştük. Dogmatik öğretilerin hayatlarımıza etkilerini de çokça sorguladığım dönemde çocuklarımız, toplumumuz için bir çıkış noktası olacağının umudu, heyecanı ile İstanbul Anadolu Kooperatifi’nin ve Koşan Kaplumbağa Anaokulu’nun kuruluşunda, yine BBOM Derneği’nin çeşitli ihtiyaçları için farklı alanlarında gönüllü
görevler aldım. Bu sene de BBOM Derneği’nin çatısı altında çıkış yollarını aramaya, birlikte bir şeyler yapmaya, elimi taşın altına koymaya devam edeceğim.