Demokratik Eğitim ve Seçimlere Düşük Katılım

Bu kısa ama önemli yazıda Amerika’nın en etkili alternatif eğitim ağı olan AERO’nun (Alternative Education Resource Organization) yöneticisi Jerry Mintz ABD’deki seçimlere düşük katılım ile hakim eğitim sistemi arasındaki ilişkiden yola çıkarak çok önemli bir sorunu tespit ediyor ve somut da bir çözüm önerisi sunuyor. Mintz’e göre demokraside yaşanan sorunların çözümünde anti-demokratik eğitim uygulamalarını “öğrenci merkezli” eğitim yaklaşımları ile ikame etmek gerekiyor…


Jerry Mintz

Geçen hafta [ABD’deki] dönem ortası seçimlerine düşük orandaki katılım kayıtlarının açıklanmasından sonra bu olguya ilişki serzenişler içeren makaleler yayınlandı.

Ancak bu olgunun neden bu şekilde geliştiğine ilişkin yapılan analizler konunun özüne değinmediler. TED de yaptığım konuşmalardan birinde dile getirdiğim gibi: Öğrencilerin demokratik bir toplumun işleyişine katılımlarını sağlamanın en iyi yolu, onların demokratik bir okulda eğitim görmelerinden geçer. Öğrencilerin 12 yıl boyunca diktatörce yönetilmelerinin ardından demokratik yaşam ilişkilerine hazır olmalarını nasıl bekleriz?

On iki yıl ve hatta daha fazla süreyle demokratik ilişkiler ve uygulamalar içerisinde yetiştirilmeyen insanların seçimlerde oy vermenin demokratik bilincini taşıyabileceklerini neden düşünelim ki? Gerçek şu ki; öğrenciler, okulların %95’inde diktatörlük ortamında nasıl hayatlarını sürdürebileceklerini öğreniyorlar.

Bunu, yaşamlarını sürdürebilmek içinde yaşadıkları ortamın gerçeğine uymak zorunda oldukları biçiminde düşünebilirsiniz. Ancak demokratik okullar son derece başarılı ve mezunları harika işler yapabiliyorlar. Yardımcı olduğumuz okullardaki insanların büyük bir kısmı son derece farklı yaşam ilişkilerine ve etnik özelliklere sahipler.

Bütün bunların ilişkilendirilebileceği konu, kaba kuvvet ya da zorbalıktır. Özel okulların doğalarında var olan otoriter anlayış var olduğu sürece hiçbir programın, zorbalığı tedavi edebileceğine inanmıyorum. Bu durumda her zaman tepedeki bazıları diptekileri ezecektir. Fakat demokratik ve otoriter olmayan öğrenci merkezli okullarda zorbalık neredeyse hiç görülmemektedir. Bu tür bir sorun ortaya çıktığında, derhâl demokratik bir çözüm toplantısı yapılarak konu halledilmektedir. Araştırmacı Dr. Robert Barr”ın bulgularına göre zorbalık tehdidi altında bulunan toplulukların alternatif okullarında bile kaba kuvvet eğilimleri bir nebze olsun bulunmaktadır.

Bu tür araştırmaların neden hızlı bir değişime yol açmadığını merak ediyor olabilirsiniz. İşin doğrusu ben de aynı sorunun yanıtını arıyorum. Fakat sanırım mevcut otoriter sistem, bireyleri ekonomik merkezli hedefler ve daha dini etkilerle yetiştirmektedir. Bu sistem tartışmaya ve araştırmaya yönelik değil, daha çok alışkanlıklar, gelenekler ve dini inançlar üzerine kurulmuştur.

İşte bu toplumsal gerçeklik bizim önümüzdeki aşılması gereken en önemli zorluktur. Öğrenci merkezli, demokratik okulların bu sorunların çözümünde işe yarayacağını biliyoruz.

O halde bizden cevap bekleyen soru şudur: Bir eğitim devrimi yapmak için, bu anlayışı eğitim siteminin temel yapısına nasıl yayabiliriz?

Kaynak: http://www.educationrevolution.org/store/democratic-education-and-low-voter-turnout/
Türkçeleştiren: Turgay Şengüler


mintz-foto-150x225*Jerry Mintz: 30 yıldan beri alternatif okul hareketinin öncü sesi olmuştur. Yanı sıra 17 yıl kamusal ve bağımsız çalışan alternatif okullarda yöneticilik ve öğretmenlik yapmıştır. 25’ten fazla ülkede çeşitli dersler vermiş ve danışmanlıklar yapmıştır. Kurucularından olduğu AERO’da (Alternative Education Resource Organization) 1989’dan bu yana yönetici olarak hizmet vermektedir.