Dökümantasyon: Ayna ve Işık

Dökümantasyon bizim uygulama ve teorimizi bir ayna gibi yansıtır. Bir deniz feneri gibi, araştırmanın sarmal yolunu aydınlatır. Dökümantasyon bize çocukların düşünmesine onların temsil, konuşma ve oyunları vasıtasıyla bakma imkânı tanır. ” Çocukların 100 Lisanı” (orj. adı: ”The Hundred Languages of Children”) sergisinde ve Reggio Emilia’nın belgelerinde, çocukların araştırmalarında harika anlara tanık oluyoruz. Görmediğimiz şey ise bitmiş belgelerin ardındaki süreç. Bu süreç, bizim kendi uygulamalarımızı keşfedeceğimiz ve anlayacağımız muazzam bir hediye olabilir. Öğretmenler olarak biz ne yapıyoruz ve neden yapıyoruz? Çocuklar ne öğreniyor? Eğer dökümantasyon yapmadan daha çok öğrenmek istiyorsak, dökümantasyonun değişkenlerini (parametrelerini) inceleme ve genişletme işi ile meşgul olmak zorundayız. Dökümantasyon teriminin daha derin tercümesini düşünmeliyiz.

 

KİM İÇİN DÖKÜMANTASYON YAPIYORUZ ?

Çocuklar için

Kendi işlerinin ve düşündüklerinin belgelendiğini gören çocuklar, deneyimlerini yeniden gözden geçirmek ve düşüncelerinde daha derine inmek isteyebilirler. Çocuklar oyun, konuşma ve temsillerini dökümantasyon vasıtasıyla, öğretmenlerin onların yaptıklarına kıymet verdiğini anlarlar. Bu da onların gayret göstermeye devam etmelerine ilham verebilir. Başlangıçta araştırma ile uğraşmayan çocuklar, bunun belgesinin sunulduğunu gördüğünde kendilerini araştırmanın içine çekilmiş bulabilirler.

Bir kaç yıl önce, sınıfımdaki bir grup çocuk kılık değiştirmeye merak saldılar. Kendilerine, giyildiğinde yüzlerinin bazı özelliklerini gösteren ama diğerlerini değiştiren maskeler yaptılar (gerçek boyutlu fotoğraflar ve asetat kullanarak). Bilgisayarda görüntülerinin üzerine resim yaptılar. Yüzlerinin fotoğraflarının ışık masasında işlediler ve farklı araçlar kullanarak kendilerini başka bir şeye dönüştürdüler. Başlangıçta, bazı çocuklar kendilerini değiştirmeyi hiç yapamadılar. Kendilerini başka biri veya başka bir şey olarak gördüklerinde huzursuz oldular. Drama oyunu sırasında aynaya bakmadıkları sürece kostüm giyebiliyorlardı. Bütün çocukların kılık değiştirme oyununu kaydettik ve gösterdik. Aylar sonra, bir zamanlar kılık değiştirmekten rahatsız olan çocukların, portrelerini bilgisayarda açıp resimlerini tamamen değiştirdiklerini fark ettik. Portrelerinin izini çıkararak değiştirmeye ve kimlik değerleri ile sene başında yapamadıkları biçimde oynamaya başladılar. Bir hatırlatıcı ve ilham kaynağı olan çocukların önceki işlerinin belgesi olmadan bunun olabileceğine inanmıyorum. Bu ve diğer yollarla, kayıt altına alınmış bir deneyim sınıf kültürünün bir parçası haline gelebilir.

Aileler için

Dökümantasyon ebeveynler ve aileler ile sadece bir bilgi değişiminden daha fazlası haline gelebilir. Dökümantasyon öğrenme hikâyesinin bütün kahramanlarından oluşan (çocuklar, öğretmenler, aileler ve toplum) gerçek manada bir öğrenenler topluluğu oluşturmayı mümkün kılar. Öğrenenler topluluğunun üyelerini okula getirebilir ve okul ile aileleri arasında bir köprü oluşturabilir. Dökümantasyon vasıtasıyla, ailelerin programa katkılarının arttığını gördüm.  Dökümantasyon, ailelerin çocuklarını tek başlarına veya diğer çocuklarla rekabet içerisinde değil de grup içerisinde görmelerine ve değerlendirmelerine yardımcı olur. Dökümantasyon sayesinde hiçbir çocuğun görünmez olmamasını ve öğrenenler topluluğundaki bütün yetişkinlerin çocukları iyi tanımalarını sağlarız. Belgelerimizi paylaşmak ailelerle aramızda karşılıklı bir ilişki ve tüm yetişkinlerin gelişerek çocuğu tanıdığı ve onun öğrenmesini aileler ve öğretmenlerin bir takım olarak desteklediği bir ortam kurar. Dökümantasyon süreci ev ve okul arasındaki işbirliği çabasını besler.

Meslektaşlar için

Dökümantasyon yoluyla çocukların ve öğretmenlerin işlerini aleni (halk tarafından ulaşılabilir) yaparız. Bir kez görünür hale geldiğinde, bu işler meslektaşlarla diyalog, düşünme için bir ilham kaynağı ve profesyonel gelişimin odağı haline gelebilir. Öğretmenler başkalarının dökümantasyonlarından öğrenmekle kalmaz, belgeler aynı zamanda idari personel ile iletişimde (konu ne olursa olsun) hayati bir araç olabilir. Çocukların öğrenmesini aşikâr kılar. Öğretmenler için sorumluluğu üstlenmek kolaylaşır; çocukların ne öğrendiklerini anladıklarında ve bunu idari sorumlulara net bir şekilde aktarabildiklerinde harcamaları gerekçelendirmeleri kolaylaşır.

Biz öğretmenler için,

Dökümantasyon çocukların öğrenmesini şeffaf kılmaktan daha fazlasını gerçekleştirir. Bize kendi düşünmemize ve öğretmenler olarak işleyişimize bakabileceğimiz bir pencere sunar. Bizim iyi gözlem yapmamıza sebep olur. Belgeleme süreci kendi hedeflerimizin ötesinde çocukların öğrenmesini görmemize yardımcı olur. Çocukların düşünme ve bilmeleri üzerine çalışmamıza ve öğrenmemize imkân tanır. Elimizde sınıf deneyimlerinin elle tutulur belgeleri olduğunda, çocukların teori ve ilgileri üzerine gözlemlerimizi analiz edebiliriz ve bu bizim sonraki çocukları teşvik etmeye yönelik kışkırtmaları planlamamıza olanak tanır.

Dökümantasyon Döngüsü

  • Öğretmenler çocukların oyun ve sunumlarını gözlemler
  • Öğretmenler Dökümantasyon Yapar
  • Öğretmenler Dökümantasyonlar Üzerinde Çalışır
  • Öğretmenler çocukların niyetleri hakkında hipotez üretir
  • Öğretmenler kışkırtıcı hamle yapar

Dökümantasyonu, öğretmenlerin çocukların oyun, sunum ve konuşmalarını zengin ve kışkırtıcı bir ortamda gözlemleyip belgeledikleri zaman başlayan bir döngü olarak düşünebiliriz. Daha sonra, çocukların niyetleri hakkında hipotez üretmek için verileri çalışabiliriz. Bu noktada, daha çok gözlem yapmaya ihtiyacımız olduğuna karar verebilir ve çocukların yaptıklarına farklı bir açıdan bakabiliriz. Ancak neticede, hipotezlerimizin doğruluğunu test edebilmek ve ilgi ve araştırmanın devamını destekleyebilmek için, çocukların niyetlerinin ne yönde olduğunu öğrenmek ve çocuklara fikirleri üzerine daha fazla gitmeleri için ilham vermek için bazı kışkırtmalar yapmak isteyeceğiz. Kendimize şu soruları sorabiliriz: ‘Çocukların sözlerinin ardında ne var?’ ‘Peki, ilgilerini böylesine çeken şu fikir?’. Kendimiz şöyle söyleyebiliriz: ‘Sanırım şunun hakkında düşünüyorlar.’, veya ‘ Sanırım onların tutkularını ateşleyen ve zihinlerini kışkırtan şey bu’. Tahminlerimiz her zaman doğru olmayabilir. Sadece kışkırtmalarımıza çocukların verdiği tepkileri gözlemleyerek hipotezlerimizi sınayabiliriz. Çocuklar yeni bir uyarıcıya cevap verdiklerinde ya da vermediklerinde döngü yeni baştan başlar (veya başlamaz!). Bir belge paneli araştırmanın sadece nihai bir yorumudur. Bu panelin ardındaki süreci anlayabilmek belgelemenin bize sunduğu gerçek olanaktır.

Başlangıçta

Dökümantasyonun erken safhaları veri toplanması ve bunların çocukların, öğretmenlerin ve velilerin erişebileceği geçici bir belge  (defterler, geçici duvar panoları veya günlük kayıtlar gibi ) formunda bir araya getirilmesini içerir. Ancak süreç bundan da önce başlar. İlk adım çocukların çocuklarla, çocukların çevreleri ile, çocukların yetişkinler ile ve yetişkinlerin yetişkinler ile anlamlı etkileşimin sürekliliğini sağlayacak kadar zengin bir ortamın sağlanmasıdır. Benim için bunun anlamı:

  • Çocukların içinden seçebilecekleri, kolay erişilebilir ve düzenli yerleştirilmiş ilgi çekici ve esnek materyaller;
  • Yalnız düşünmeye imkân tanıyan ve karşılıklı etkileşimi cesaretlendiren bir çevre;
  • Öğrenme toplumunun bütün üyeleri arasında işbirliğini destekleyen bir çevre;
  • Çocuklar tarafından birçok şekilde dönüştürülebilecek ve çeşitli olanaklar sunabilen bir çevre;
  • Bir çok medya öğrenmeleri ve bir çok dilde sunmaları için fırsatlar
  • Süprizler, keyif ve araştırma için fırsatlar.

Zengin etkileşimi teşvik eden bir ortamda çocukların oyun, konuşma ve temsillerini, onların süreçlerini ve düşünmelerini belgelemeye başlayabiliriz.

Günlük kayıttan uyarlanmıştır, 5 Kasım 1998

Dün çocuklar zeminde tekrar tekrar oluşan ve kaybolan bir gökkuşağı (pencereye astığımız kenarları eğimli tabakların oluşturduğu) fark ettiler. Buna hayret ettiler ama neden böyle olduğunu merak ediyor gibi görünmediler. Ne var ki, bugün, Janie, Charlotte ve Kristen aynı gökkuşağını zeminde gördüler ve bu sefer gökkuşağının kaybolmaması onları meraklandırdı.  Gökkuşağını bedenleri ile örterek onu yok etmeye teşebbüs ettiler. O zaman gökkuşağı onların üzerinde belirdi. Geniş, tül, renkli kumaşlarla ve bazı yarı geçirgen kumaşlarla gökkuşağını örtmeye çalıştılar. Yine de gökkuşağı kumaşların üzerine geldi.

Çocuklar kumaşların üzerine kostümleri yığdılar. Yine gökkuşağı kaybolmadı. Kelsey, belki Janie üzerini örten kıyafetlerin üstünde gökkuşağını uzağa taşıyabilir diye düşündü.  Ona ‘onun içinde ayağa kalk ve uzağa yürü’ dedi. Janie öyle yaptı, ama gökkuşağını ardında zeminde bıraktı.

JANİE: ‘ Ama bundan nasıl kurtulacağız?  Yardıma ihtiyacım var.’

Kelsey yardım bulmaya gitti. Charlotte gruba katıldı ve sonra Kristen. Çocuklar daha önce yaptıklarını tekrar ettiler.  Gökkuşağını Charlotte ile örtmek ve Charlotte’ı kat kat kumaşlarla örtmek.

Nihayet kalın beyaz bir kabanı kaldırdı ve ‘ bu daha ağır’ dedi. Sanırım ağır ve kalın bir nesnenin şimdiye kadar kullandıkları ince kumaşlardan daha iyi saklama ihtimalini merak ederek.

Ne var ki; Kristen beyaz kabanı yığının üzerine koyduğunda gökkuşağı daha da parlak belirdi.

JANİE: ‘Offf!’

KRİSTEN: ‘Eğer gökkuşağı istemiyorsan o şeyi çıkartmalısın.’

Ve araştırma ani kahkahalar ile bir süreliğine bitti.

 

Alise Shafer (Evergreen Community School, Santa Monica), ve George Forman (Massachusets Universitesi, Amrest) çocukların hayatındaki ‘sıra dışı olasılıklarla sıradan anların’ potansiyeli üzerinde yazdılar ve anlattılar. Gökkuşağı araştırması sıradan bir andı. O anın belgelerini çalışmak bana çocukların gökkuşağı üzerine teorilerine, bir problemin çözümüne nasıl yaklaştıklarına ( birikmiş teori: daha çok kaban daha iyi), işbirliğine (yardım istemeleri gibi), onların beklentilerine ve bunun sebebine ( gökkuşağı dün kayboluyorken neden bugün kaybolmuyor) bakabileceğim bir pencere sundu. Belgeleme sayesinde sıradan anları sıra dışı algılamamız mümkün oluyor.  Sıradan gibi görünen bir olayın ne zaman çok daha büyük bir şeyin başlangıç noktası olarak belireceğini bilemezsiniz.

 

Dökümantasyon yapıyoruz ve bu dökümantasyonları çalışıyoruz. Neyi arıyoruz?

Gözlem yapıp, dökümantasyon yaparken ve bu dökümantasyonları çalışırken aklınızda tutacağınız bazı sorular şöyle:

Çocuk neyi yapmaya, sınamaya, anlamaya veya temsil etmeye çalışıyor?

Niyeti ne?

Aklındaki teori ne?

Burada ne öğreniliyor?

Biz düşünme, tutku, keyif, kafa karışıklığı, ısrarcılık, sorun çözme ve niyeti arıyoruz.

Bazen o an orada bulunup dinliyorsak, ama bir de belgeler vasıtası ile yeniden değerlendiriyorsak, çocukların oyunlarındaki Büyük Fikirlerin çekirdeklerini (tohumlarını) destekleyecek kadar bilgi sahibi olabiliriz.  Belgeleme, aşağıda anlatılan ‘tehlike’ araştırmasının evrimini bir kaç yol ile desteklemiştir. Oyunlarının belgelenmesine cevaben çocuklar oyun sırasındaki deneyimleri, düşünceleri ve hisleri üzerine düşündüler ve oyunu tekrar etmek ve fikirlerini genişletmek için ilham aldılar. İnanıyorum ki; oyunlarının derinliği çocukların duygu yüklü bir fikre teşebbüs etmeleri ve derinlemesine ilerlemeleri için gereken duygusal gücü kazanmalarına yardımcı oldu. Bu oyunun kaydı üzerine düşünürken, çocuklar için en korkutucu şeyin ne olduğu üzerine, korunma için etraflarında toparlayabildikleri kaynaklar ve bu araştırma süresince nasıl duygusal yönden büyümüş olabilecekleri hakkında hipotezler üretebildim.

1999 Ekiminde birkaç gün süresince, çocukların tekrar tekrar vampirlerden saklanma oyunu (başka bir sene gökkuşağı saklamak için kullandıkları kumaşların altında) oynadıklarını gözlemledik. Bir süre sonra, koruma kalkanlarına yeni katlar eklediler. Kumaşların altında yanlarına çiçekler aldılar ve vampirleri uzaklaştırmak için müzik çaldılar; çünkü vampirler güzel olan her şeyden kaçarlardı ve çiçekler ve müzik güzeldi.  Aralarında muazzam bir vampir korkusu olduğu belliydi; çocuklar gerçek vampir yaratığını herhangi uzunca bir süre oyunlarına dâhil edemiyorlardı. Yine de bu senaryoyu tekrar tekrar oynadılar. Biz oyunlarını belgeledik ve onların tekrarları ve araştırmalarının genişlemesinden etkilendik. Sıradan bir oyun olarak başlayan şey, bir yıl boyunca sürecek bir tehlike araştırmasına dönüştü.

Çocuklara bir sınıf toplantısı sırasında oyunlarının bazı kayıtlarını getirdikten sonra, oyunlarını yeni bir coşku ile genişlettiler. Korunma için bir ‘güvenli ev’ inşa ettiler.

MEGAN: Bence, bence, bence şakacıktan vampirler iyiler, ama gerçek vampir veya hayalet diye bir şey yoktur. Ama dinozorlar eski günlerde, cadılar bayramı (Halloween) olduğu çok uzun zaman önce yaşadılar, ama şimdi değil, çünkü hepsi ölü.

Öğr. O-W:  Çünkü hepsi ölü. Yani vampirler ve hayaletler gibi mi diyorsun?

MEGAN: Evet, ama… Onların hepsi korkutucu cadılar bayramı (Halloween) şeyleri. Hayaletler, iskeletler ve robotlar… dinozorlar hep cadılar bayramı şeyleridir. Ve bence şakacıktan vampir onu davet ettiğimiz zamanlarda gelip ziyaret edebilir ve biz annesini çağırıp onu kötü olup olmadığını söyleyebiliriz.

Öğr. O-W: Vampir kötü davranıyorsa onun annesi ne yapar?

ÇOCUK: Onu cezalandırır!

WHITNEY: Onu götürür!

ANN PEARMAN: Poposuna şaplak atar. (Çocuklar güler)

Öğr. O-W: Vampirin cezalandırıldığını düşünmek hoşunuza gidiyor değil mi? ( çocuklar onaylıyor)

WHITNEY: Gece dışarı çıkmamak ve araştırmamak, bütün gece.

LIZZIE W. : Ve yüzünde çiçekler koklamak.

RANDAL: Ve onu molaya çıkarır.

ELLEN: Onu odasına koyar.

RANDALL: Ve… oyuncaklarını atar.

ÇOCUK: Ve onun kanatlarını başkasına verir.

ÇOCUK: Biliyorum! Daha çok çiçek vampirleri daha korkutur, daha korkutur, daha korkutur.

Aylar sonra, bu konuya ilgilerini kaybettiklerini düşünmemizden uzun zaman sonra, çocuklar ekimde inşa ettiklerinin neredeyse aynısı olan bir güvenli ev inşa ettiler. Bu sefer onların sihirli tehlikelisi hırsızlardı. Çocuklar güvenli evlerine para bantladılar, böylece hırsızlar parayı almaya çalışacaktı ve bu hırsızların dikkatini çocuklardan uzaklaştıracaktı. Sonra, yeniden düşününce ‘ Hırsızlar parayı çalacak ve kaçacaklar ve sahte olduğunu ve daha zengin değil daha fakir olduklarını anlayana kadar çok uzaklaşacaklar!’ diyerek parayı bantladıkları yerden söktüler. Şimdi kendilerini sadece tehlikeden korumuyor aynı zamanda tehlike onları cezbediyordu.

Çocuklar ekim ayında geliştirdikleri uzaklaştıran-çiçek olgusunu daha sembolik bir seviyeye getirdiler. İki çocuk güvenli ev için çiçek resimleri yaptı. Bir resim çocuklar tadını çıkarsın diye evin içine gidecekti. Diğeri de çiçek sevmeyen kötülerden korumak için dışarı gidecekti. Çocuklar bir de hırsız-tuzağı sandalye yaptılar (iki tarafı da yapışkan olacak şekilde yuvarlanmış bant parçalarını sandalyenin oturağına yapıştırarak). Bir çocuk sandalyenin etkisini test etmek için hırsız olmaya gönüllü oldu. Görüldü ki tehlikeyi karşılayacak kadar güvenli olmuştu.

Tehlike oyunun bu bölümünün bir kısmında çocuklar olası tehlike için planlar yapmaya başladı. Bir ara geceyi güvenli eve geçirmeye karar verdiler ve böylece tehlikeyle yüz yüze gelebilecek ve korumalarını test edebileceklerdi. Ayrıntılı planlar yaptılar ve beni kapıyı o gece kilitlemeden bırakmam konusunda tembihlediler.

WHITNEY: Ya bir mumya gelirse? Etraflarındaki o sarma şeyiyle bizi sarabilirler! Bir canavar kitabı yapmalıyız. Onun içindekiler hakkında konuştuklarımızı duyacakla ve ‘aynı bizim gibiler’ diye düşünecekler.

ANN PEARMAN: Ve bizi rahat bırakacaklar.

Çocuklar bir yandan tehlikeye daha cesurca atılırken, kendilerini sembolik olarak korumayı başarmış görünüyorlardı.

Ardından, haftalar sonra çocuklar tehlike işaretleri yapmaya başladılar. Ayak izleri çizerek ve keserek başladılar, bunları kıvrımlı bir yol olacak şekilde yere yapıştırdılar. Ayak izleri ve sonra el izleri giderek daha korkutucu hale geldi. Bir çocuk büyük bir ‘kötü palyaço’ portresi çizdi. Bir başkası kötü palyaçonun ‘ herkesi uyurgezer yapacağını ve onların yapmaları gereken şeyleri yaptıklarını düşüneceklerini ama aslına öyle olmayacağını’ ilan etti. Şimdi onlar tehlikeyi sembolik olarak inşa ediyorlardı. Bu süre zarfında hiçbir koruma izi yoktu. Bir çocuk yere yırtık kağıt parçaları bantladı ve ‘Bu onların kostümlerinden yırtılan parçalar…hayaletler gibi’ dedi. Sanıyorum, hepsinin sadece oyun olduğunu ve korkutucu olan şeyin aslında taklitlerdeki benzerlik olduğunu öneriyordu.

Mart ayındaki bu deneyimler üzerine düşüncelerim, ‘’Güvenli ev bu hafta yıkıldı. Ve şimdi ‘Tehlike Oyunu’nun yeni bir sürümü var gibi görünüyor. Bu kez çocuklar ‘tehlike’nin kendisini yapıyor. Şu ana kadar korunmanın hiçbir izi yok. Merak etmekten kendimi alamıyorum, bu Büyük Fikre gittikçe daha derinlemesine yol aldıkça, çocuklar güçlü oldukları bir konuma mı geldiler?’’ inanıyorum ki geldiler.

Dökümantasyon Araçları

Fotoğraflama

Dökümantasyon araçları arasında yer alan fotoğraf, çocukların düşüncelerinin ve araştırmaya yönelik eğilimlerinin en doğru temsilcisi olduğu sürece en etkin araç olarak kabul edilebilir. Fotoğrafçı olarak bir deneyimimin olmamasıyla birlikte, zaman içerisinde neyi fotoğraflayacağımı ve hangi fotoğrafların etkin biçimde iletişim kurabileceğini öğrenmiş oldum. Bunlar ilişki kurmayı, problem çözmeyi, süreci, niyeti, tutkuyu ya da düşünceyi görebildiğim fotoğraflardı. Kısacası bunlar konuşan fotoğraflardı. Bir biçimde fotoğraflama benim için bir dil olmalıydı, fotoğraflarım da “anın yakalanması” olmaktan daha fazlası olmalıydı.

Ses kayıt

Karşılıklı bir konuşma içerisinde tam olarak bulunmama rağmen, söylenenlerin özünü ya da önemli parçalarını kaçırdığımı fark etmiştim. Bazen bir çocuğun çalışması esnasında teorisi ya da fikriyle ilgili konuşmasını kaydediyorum. Aşağıda okuyacağınız parça bir kız kardeşin doğumundan hemen sonra sınıfımdaki çocukların konuşmalarının bir dökümüdür. Konuşmayı kaydettim, dökümünü yaptım ve daha sonra çocukların ana rahmindeki bir bebek hakkındaki teorilerini duymak için bu döküm üzerinde çalıştım. Çok daha sonraları, konuşmanın dökümüne geri dönerek daha sonraki konuşmalar ya da deneyimler için önem arz eden –koyu renklerle yazılmış olan – kışkırtmaları fark ettim.

 

Janie’nin yeni doğmuş kız kardeşi hakkındaki konuşma

27 Ekim 1998

 

Janie: Onun adı Campbell Elizabeth, ve ayakları işte bu kadar küçük, el parmakları işte bu kadar küçük, ve ayak parmakları işte bu kadar küçük. Ve

ben onu bugün yine göreceğim.

Bayan O-W: Onu bugün yeniden göreceksin.. Onu kucağında tuttun mu? Onu kucağında tutmayı anlat bize.

Janie: Kafasını tutmak zorundasınız, çünkü bebekler oturamaz, ve onların poposunu tutmak zorundasınız.

Bayan O-W: Onların poposunu da tutmak zorundasınız, çünkü…

Janie: Çünkü –kendi kendilerine- oturamıyorlar.

Bayan O-W: Bebek kundaklı mıydı?

Janie: Mm hmmm.

Briana: Ve bir yumurtanın içindeydi.

Bayan O-W: Bir yumurtanın içinde miydi?

Çocuklar: Hayır.

Kelsey: Annesinin karnındaydı.

Bayan O-W: Annesinin karnında mıydı?

Briana: Ama yumurta da birilerinin annesinin karnındaydı.

Bayan O-W: Annesinin karnında bir yumurta içinde mi olduğunu düşünüyorsunuz?

Çocuklar: Hayır! Evet!

Janie: O benim bebeğim ve bu konuda konuşmak istiyorum.

Bayan O-W: Janie, ne düşünüyorsun?

Janie: Bebek annemin midesine geldi.

Bayan O-W: Yumurtanın içinde mi?

Janie: Hayır!

Bayan O-W: Yumurta yok. Sadece bebek. Kristen bir yumurta olduğunu düşünüyor. Anlat bize Kristen.

Kristen: Sadece bunu düşünüyorum.

Kelsey: Afedersiniz ama bir müzede, küçük bir ekranda biri bebekler hakkında bir şeyler öğretiyordu. Susan ve ben onu izlemek için yanına gittik. Ve annenin karnında bir yumurtaydı o, ve sonra büyüyor büyüyor, ve daha sonra yumurtanın dışına çıkıyor ve bir küçük çantanın içine giriyor.

Bayan O-W:Bebek küçük bir yumurtanın içinde, yumurta büyüyor büyüyor? Daha sonra yumurtanın dışına çıkıyor ve bir çantanın içine giriyor?

Kelsey: Evet. Lastikten ya da başka bir şeyden yapılmış bir çanta.

Bayan O-W: Annenin karnının içinde lastikten yapılış bir çanta olduğunu mu düşünüyorsun?

Çocuklar: Hayır! Evet!

Bayan O-W: Elizabeth, bize neler düşündüğünü anlat.

Elizabeth: Çünkü sadece öyle düşünüyorum.

Bayan O-W: Ne düşünüyorsun?

Elizabeth (kafasını hayır anlamında sallayarak): Annenin karnının içinde lastikten yapılmış bir çanta.

Bayan O-W: Annenin karnının içinde lastikten yapılmış bir çanta olduğunu düşünmüyorsun?

Elizabeth: Çünkü annem bana bununla ilgili bir şeyler anlattı, ve annenin karnından bir lastik çanta çıktığını söylemedi.

Ellie: Annemin bir erkek kardeşi olduğunda, o lastik bir çantadaydı, ve ilk başta bir yumurtadaydı, ve daha sonra büyüdü büyüdü, ve hala büyük bir yumurtaydı, ve daha sonra patladı, ve daha sonra lastik bir çantanın içine girdi.

Janie: Hayır.

Kelsey: Patlıyor.

Marshall: Bu bebeği korkutacaktır.

Janie: Bebek çantanın içinde nefes alamaz. Bebekler hakkında çok şey biliyorum.

Bayan O-W: Bebekler hakkında çok şey biliyorsun çünkü şimdi senin de bir tane var öyle değil mi? Sen neler düşünüyorsun Briana?

Briana: Sadece dinozorlar yumurtlayabilir.

Claire: Ve de kuşlar.

Bayan O-W: Yani siz annenin içinde bir yumurta olduğunu düşünmüyorsunuz?

Briana: Hayır. Ve, mmm.. Janie’nin annesi yumurta olmadığını söylüyorsa yumurta yoktur çünkü Janie’nin annesinin gerçekten yumurtası yok. O yumurtlamıyor.

Kelsey: Sadece kuşlar bunu yapabilir ve dinozorlar.

Charlotte: Komşumun bebeği oldu, ve bir yumurtanın ya da çantanın içinde olmadığını söyledi.

Bayan O-W: Orada ne olduğunu söyledi ?

Charlotte: Sadece bir bebek.

Ellie: Benim erkek kardeşim tepesi olmayan plastik bir çantanın içinde geldi. Sadece poposu için olan…

Bayan O-W: Yani bebeğin sadece poposunun çantanın içinde olduğunu düşünüyorsun.

Ellie: Evet.

Kelsey: Ellie haklı.

Kristen: Ben bir yumurta olduğunu düşünüyorum.

Bayan O-W: Sen bir yumurta olduğunu düşünüyorsun. Ve yumurtaya ne oluyor?

Kristen: Bebek doğana kadar kalıyor, ama bebek gelmeden hemen önce patlıyor.

Marshall: Bence bebek annenin karnının içinde kalıyor, ama sadece bebek (yumurta yok), ve büyüyor büyüyor, ve annenin karnı gerçekten şişmanlıyor, ve sonra hastaneye gidiyor ve bebek çıkıyor.

Janie: Üç gün boyunca kalması gerektiyor…Eve yarın gelecek, ve üzerinde bir plastik çanta ya da yumurta yok. Yumurta ya da çanta olmaksızın dışarıya çıktı, annem ve babam bana –öyle- anlattı.

Rebecca: Ördekler de yumurtlar.

Ellie: Benim annem bana dedi ki, -bebek- bir yumurtanın içine geliyor,  ve bebek büyüyor büyüyor, ve sonra kolları büyüyor, ve sonra bacakları, ve sonra kafası, ve sonra doğuyor.

Bu konuşmanın sonu değildi, ancak çocuklar arasındaki diyaloğu ve birbirleri ile etkileşimleri sonucunda değişen teorilerini görebiliyorsunuz. Bu konuşmayı yazıya döktükten sonra onunla ne yapabilirsiniz? Onları yorumladıkça, önemli konuları, büyük fikirler olduğunu düşündüğünüz şeyleri çekmek gerçekten yararlı olabilir. Bunun çocukların ilgisini çekecek bir araştırma olduğunu düşünüyorsanız, ya da çocukların ilgisini çekip çekmediğini öğrenmek istiyorsanız çocuklara dönüp: “Dün Janie’nin bebeğiyle ilgili olarak bu konuşmayı yapmıştık ve teorileriniz şunlardı. Söyledikleriniz bunlardı. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?” diyebilirsiniz. Çocukların niyetine ilişkin ipuçlarını genellikle üç ya da dört konuşmadan sonra duyabilirsiniz.

Not almak

Bir konuşmayı gerçekleştiği sırada kağıda dökmek zor olabilir, ve not almak pratiği ve duyguları fotoğraf, video ve hatta ses kaydında olduğu gibi temsil etmeyebilir. Ancak yine de not almanın da yararlı olduğu, hatta bizden önce neler olduğunu işlemek için en iyi yol olduğu zamanlar vardır. Not almak aynı zamanda çocuklar önünde sakin kalmamızı sağlar ki bu da diğer dökümantasyon yöntemleriyle ulaşamayacağımız bir varlık ve saygınlık sağlar. Sınıf çerisinde not almanın birçok biçimi vardır. Kimi zaman bir çocuğu çizim yaparken izlediğimde, onun sürecini yeniden yapılandırmaya ve o çalışırken kullandığı sözcüklerini de dahil etmeye çalışırım. Küplerden bir şeyler inşa etme sürecini kendi çizimlerim, çocuğun sözcükleri, ve inşaatın çeşitli aşamalarındaki fotoğraflarla yeniden yapılandırmıştım. Eğer sadece bitmiş ürünü ya da hatta süreç içerisinde küplerin inşa edilmesini fotoğraflasaydım, bu kadar anlamlı olmayacaktı. Çocukların bir şeyleri yıkmalarını, yapmalarını ve farklı stratejiler denemelerini belgelendirmek istiyorsam, not almalı ya da video kamera kullanmalıydım.

Çocukların işlerini belgelendirme konusunda ebeveynler de katılım göstermekteler. Örneğin, sınıfımdan bir ebeveyn çocuklarının su kanalı inşaatını belgelendirirken, çocukların suyun belirli bir biçimde akışını sağlayabilmek için gösterdikleri çabaları çizimlerle anlatmanın yanı sıra, düşüncelerine ilişkin sözcükleri ve çabalarının fotoğraflarını da kullanmışlardı. Üç ya da dört çocuğun birlikte çalışmalarını gözlemlemeye çalışırken, grup sürecini, kendi yansıtmalarınızla birlikte konuşmaları sırasıyla yazıya dökerek çalışmak özellikle ilginç olabilir.

Video

Video da öğrenme deneyiminin sürecini yakalamada yararlıdır. Videonun düzenlemesinin ve gösteriminin zaman alıcı ve zorlayıcı bir süreç olduğunu fark etmekle birlikte, onun -yaşananları- tam olarak dürüstçe yansıtmak için en iyi araç olduğunu deneyimledim. Bu çocuğun niyetini/amacını anlamak için pratiklerin önemli olduğu her durumda geçerliydi. Video aynı zamanda dökümantasyon olarak çocuklar için  de yararlıdır. Onlara kendilerini, kendi hareketlerini, amaçlarıyla ilgili çalışmalarını yeni bir bakış açısıyla görme olanağı tanır (bkz. George Forman’ın makalesi, “Instant Video Revisiting: The Video Camera as a “Tool of the Mind” for Young Children”, online dergi, Early Childhood Research and Practice, Cilt.1, Sayı.2).

Veriyi Yorumlamak

Dökümantasyonnin kalıcı bir sergilemesini yapabilmek için hangi fotoğrafları, notları ve dökümleri kullanacağımızı seçmek durumundayız. Bu seçimler verinin yorumlanmasını gerektirir. Bu durumun, bu çocuğun beyanının, bu araştırmanın tümünün anlamı neydi? Dökümantasyonnin yeteneklerinden birinin, bizi sınıf içindeki gözlemlerimiz hakkında düşünmeyi ve onları yorumlamayı gerektirmesi olduğuna inanıyorum. Bizim soru sormamıza yardım ediyor: Bu çocuğun niyeti/amacı nedir? Büyük Fikir nedir? Nereye gidebilirdik? Çocuklar bu fikirle nereye gidebilirler?

Dökümantasyon bizim bir incelemenin yönünü, yolunu hem incelemenin gelişimi süresince hem de inceleme tamamlandıktan sonra çizebilme olanağını verir (bu iki çok farklı süreç çok farklı kavrayışları da beraberinde getirir). Bu ağ yapılandırılması yoluyla yapılabilir. Bir keresinde bir ağı bir yıl süren bir araştırmanın gelişimi olarak “barınak” civarında yapılandırmıştık (s.14). Bir ağ oluşturmak bizim daha önce olanlarla ilişkili olarak yeni gelişmeleri yorumlamamıza ve olasılıkları tasarlamamıza olanak sağlamıştı. Bir başka seferinde ise, ağaçlara ilişkin araştırma tamamlandıktan sonra, öğrenme öyküsünde tahriklerin nerelerde olduğunu düşünmek üzere, araştırma ile ilgili bir yol haritası yapılandırmıştım

İncelemeyi İsimlendirmek

Aslında tüm dökümantasyon bir yorumlamadır. Neyi fotoğraflayacağımızı, sohbetin hangi parçalarını kullanacağımızı, neyi –kullanmamak üzere- çıkaracağımızı, ve araştırmanın hangi yönleri üzerine dökümantasyonu odaklayacağımızı biz seçeriz. Çocukların niyetlerini biz yorumlarız. İncelemeyi isimlendirmek bize inceleme içinde derinleşme şansı sunar. Bu küçük an bu sınıfın kültürü bağlamında ve içinde bulunduğumuz zamanda hangi açıdan önemli görünüyor? Bu fikirler çocuklar arasında nasıl ve neden gelişti? İncelemeyi isimlendirmek güçlü bir egzersiz olabilir.

Sergileme

Dökümantasyonun sergilenmesi fotoğrafları, çocukların sözcüklerini, çocuklarının temsillerini, eserlerini, öğretmenlerin yansıtmalarını ve yorumlarını içerir. Dökümantasyonu nasıl sergileyeceğimiz hakkında düşünürken nasıl göründüğünü düşünün. Dökümantasyonun örgütlenmesi sıralı olmak zorunda olmamakla birlikte, bir bütün olarak mantıklı olmalıdır.

 

 

Dijital Dökümantasyon Olasılıkları ve Günlük Kayıt Tutma

Çevrimiçi olarak anlatıları, konuşmaların dökümlerini, çalışan çocukların fotoğraflarını, çocukların çalışmalarının fotoğraflarını ya da taranmış görüntülerini ve çocukların düşüncelerinden alıntıları içeren bir günlük kayıt tutuyorum. Video klipleri de içine alacak bir teknoloji kullanabiliyorsanız bu harika olur. Bu kayıtlar grup sürecini de belgelendiriyor. Sınıftaki bir tehlike ya da zorlukla karşı karşıya gelme durumlarını ve grubun çabalamalarını da –bu kayıtlara- dahil ediyorum. Bazen bir çocuğun çalışmasının diğerlerini de kışkırtabileceğini düşündüğümde ya da bir grubun fikirlerinin bir çocuğun tepkilerinden dolayı oluştuğu durumlarda bunları da kayıtlara ekliyorum.

Dijital yapılandırmanın, dökümantasyonu derleme sürecini yansıtma ve yorumlamaya daha fazla zaman ayırmaya olanak sağlayacak biçimde kolaylaştırdığını fark ettim. Dijital arşivleme verimli ve kıymetli bir alanı muhafaza ediyor. Kayıtları oluştururken, veriyi birbirine bağlı bir anlatı şeklinde derliyor, uygun olduğunda yansıtmalar ekliyor, web sayfasında yayınlıyor ve sayfa linkini ilgilenen ebeveynlere yolluyorum. Ebeveynler sınıfı ziyaret edip etmemelerinden bağımsız olarak dökümantasyonlara düzenli olarak erişebiliyorlar. Sayfaların basılı kopyalarını da ebeveynlerin okumaları için ve çocukların bir önceki günkü deneyimlerini hatırlayabilmeleri için geçici olarak sınıfta bulunduruyorum. Basılı kopyaları çocuklarla ara sıra bir kışkırtma unsuru olarak, ilgi yaratırken bir ilmek olarak, tutkunun ve düşünmenin bir motifi olarak, olasılık arayışında kullanıyorum.

Çevrimiçi günlük kayıtlara bazı ebeveynlerin tepkileri:

“Günlük e-mail kayıtlarınızı çok takdir ettiğimi belirtmek isterim. Bu sayede L. ile akşamları spesifik okul anlarından bahsediyor, çok daha anlamlı konuşmalar yapabiliyoruz. Kullanımı çok kolay, çocukların nasıl geliştiğini, nasıl ve ne öğrendiklerini anlamama yardımcı oluyor.”

“Susie ile birlikte etkinlik kayıtlarınızdan çok yararlanıyoruz. Bu kayıtlar sizinle, asistanınızla, W. ile ve sınıf arkadaşlarıyla iletişimimize olanak sağlıyor. Verilen bilgiler, W. ile okulda neler deneyimlediği ve neler öğrendiğine ilişkin daha etkili tartışmalara olanak veren bir referans çerçevesi yaratıyor.”

“Pam, biliyorum ki her gün bu kayıtları bir araya getirmek ve web sitesine koymak ciddi bir iş yükü. Ama senden günün kayıtlarını içeren bir e-posta aldığım anın, benim iş günümün de en önemli anı olduğunu bilmeni isterim. L.nin gününü bir an için görmek yüzüme KOCABÜYÜK (L.’nin ilginç sözcük kombinasyonlarından biri) bir gülümseme konduruyor. Sana çok teşekkür ederim!”

Bir çocuğun ebeveyni ile kayıtları okuduktan sonraki tepkisi:

Sevgili Bayan Oken-Wright,

Biz gönderdiğiniz e-postayı ve onunla birlikte yolladığınız resimleri beğendim. Umarım benim e-postamı da alır ve benim sizin e-postanızı beğendiğim kadar beğenirsiniz. Umarım Lucky ve Snowflake de iyilerdir (yumurtadan yeni çıkan kaz yavrularımız)ve Snowflake’in daha sessiz olmasını sağlayabilirsiniz umarım. Size hep mutlu olacağınız hafta sonları dilerim, ve dilerim tüm dilekleriniz gerçek olsun. Yarın okulda görüşürüz.

Sevgiler, Randall.”

Dijital Dökümantasyon Sayfaları

Dijital dökümantasyon olasılıklarının nihai dökümantasyon ürünlerini katmanlandırmak için (hızlı ve geçici dokümanlar olan günlük kayıtlardan farklı olarak), duvar panolarından daha üstün olduğunu düşünüyorum. Birini bir diğerine seçmeyi önermiyorum. Aslında, tüm veriler diskte basılmaya hazır haldeyken duvar panolarını oluşturmak, yığınlarca fotoğrafla, notlar ve kağıtlarla cebelleşmekten çok daha kolay.  Dijital dökümantasyon panelinde, bir inceleme/araştırmaya neyin ilham verdiği, ya da bir araştırma incelemeden sonra ne olduğuna ilişkin ilgili materyali “ana sayfa” altında katmanlandırabiliyoruz. Örneğin, çevrimiçi dökümantasyonun ilk sayfası fotoğrafların içinden bir tanesi, eserler, çocukların düşünce ver yorumları olurken, bağlantılar ilgilenenlerin daha derinleşmesini sağlayabilir. Bağlantılar (linkler), konuşmanın tüm dökümü, fotoğraflarla daha fazla detay, anlatılar ve eserler, ve daha fazla yansıtma gibi maddelere yönlendirebilir. Dijital dökümantasyon sayfasının okuyucuları, daha fazlasını öğrenmek isterlerse ilgili bir çalışma bağlantısına ya da tartışmalı öğrenme akışının bir temsiline yönlendirilebilir.

Sonuç

Dökümantasyon sürecini yaşadıkça kendimizin, düşüncemizin ve sürecimizin yansıtıldığını görüyoruz. Bir aynanın geçici ve ondan uzaklaşıldıkça kaybolan yansıtmasından farklı olarak, dökümantasyon yansıtılan görüntüyü istediğimiz sürece saklar ve tartışmalı öğrenme yolunu aydınlatır.

 

Çeviren:  Gülçin Çakan Akdoğan, Miray Barbars

Düzenleme, Esma Çınar