Şefkatli Eğitmen Olmak İçin-11.Hafta

Hayat boyu sınavlardan geçmiş ve mesleğini icra ederken de zamanının büyük bölümünü sınavlar hazırlayıp puanlayarak geçiren biz öğretmenler için “doğrular ve yanlışlar dünyası”ndan çıkmak, hatta kafamızı kaldırıp bir süreliğine bile olsun başka bir yere odaklanmak çok zor. “Aman öğrencilerimiz hata yapmasın!”, “Biz mi? Biz zaten her zaman doğru olanı gösteriyor, örnek olanı yapıyoruz.”

Sizin de içiniz sıkışıyor mu okurken bu cümleleri? Biz öğretmenler gerçekten de “doğru-yanlış”, “iyi-kötü”, “tam-eksik” belirleyici robotlar olarak mı var olmalıyız hayatta? Bizi en çok büyüleyen; ayaklarımızı yerden kesen, yaratıcılığımızı harekete geçiren bir görüntünün, kokunun, sesin iyisi kötüsü var mı? O anları hatırlayarak, kalbimizle beynimiz arasında biz doğmadan yüzyıllar önce koparılmış bağlantıların bir kaçını bulup belki şefkatli devreleri yeniden çalıştırabiliriz.

Bir kez sırrına erince kendimize şefkatin; hatalar artık öncesinde korkudan parelize eden, olduğunda hayatımızı zindan eden şeyler değil, ihtiyaçlarımızı keşfederken ve bu keşifle yeni öğrenmelere yelken açarken yol arkadaşlarımız olacaklar.

11. Hafta

Yaptığınız her şey, bir ihtiyaç karşılama çabasıdır.

Öğrenme ihtiyacınızı karşılamak için, biraz zaman ayırıp hata adını verdiğiniz şeylere bir bakın. Kendinizi yerden yere vurmak yerine, yapmış olduğunuz şeyi yaptığınızda hangi ihtiyacınızı karşılamaya çalıştığınızı belirleyin.

Sonra da, eylemlerinizle karşılanmamış olan ihtiyaçlarınızı belirleyin. Daha fazla ihtiyacınızı karşılamak için farklı yapabileceğiniz bir şey var mıydı?

Bu farkındalık sizin için yeni bir öğrenmeye vesile oldu mu?

Önyazı ve Çeviri :Bediz Gürel

Kaynak:http://www.nonviolentcommunication.com/publisher/publisher.htm