Şefkatli Eğitmen Olmak İçin-14. Hafta

Dürüst olmak; yıllar boyu saklamanın, mış gibi yapmanın öğütlendiği kültürlerde zamanla unutuluyor. Aralara “dürüst olmalısın”lar da serpiştirilince tamamen kafa ve kalp karıştırıcı bir resim çıkıyor ortaya.
Hatta kafa öyle karışıyor ki, kalple olan bağlantısını belki de bir daha kurmamak üzere koparıyor.
Dürüst olmak tam da bu bağlantının en güçlü olduğu anlarda gerçekleşiyor oysa. Dürüstlük yalan söylememekten ibaret değil, dille sınırlı değil. Doğru söylerken de dürüst olamamak mümkün. Kendimizi bütün duygu ve ihtiyaçlarımızla kucaklayıp ötekine sunmak dürüstlük, onun duygu ve ihtiyaçlarına tüm varlığımızla kucak açmaya hazır olmak. Son iki cümleyi yazarken bu hali hayal ettiğimde bile hayatta olmanın sevinci ile sarılıp sarmalanıyorum, güçlendiğimi görüyorum.
Çocuklar güçlü, çocuklar canlı ve dürüst. Belki bazıları yeni yeni öğrenmeye başlamışlar kaçak yolları; kendilerini ifade etmeyi denediklerinde can kulağı ile dinlenmedikleri için hevesleri kaçmış belki. Bazıları ustalaşmaya başlamış, zihin ve kalp arasındaki son telleri eğeliyorlar ustalıkla. Hangi yaşta, hangi deneyimde olursak olalım; kimse için, hiçbir şey için geç değil.  Kendimizle ve öğrencilerimizle kuracağımız ilk dürüst bağlantı diğerlerinin de ateşleyicisi olacak.
14. Hafta
Dürüstlük, öğrencilerimizin geliştirmesi “gereken” bir kişilik özelliği olmaktansa evrensel bir ihtiyaçtır.
Genç insanların bize karşı dürüst olanlarını bekliyorsak -gerçeği gördükleri gibi konuşmaları- bu mesajı iletmenin en iyi yolu:
  1. Onlarla dürüstçe konuşun ve
  2. Duyduğunuzu onaylamıyor veya beğenmiyor olsanız bile, onlar konuştuğunda saygıyla dinleyin.
Söylediklerini beğenmeseniz de, onaylamasınız da bir öğrencinin anlattıklarını dinleyebilir misiniz? Eğer yapamıyorsanız bu becerinizi geliştirmeyi düşünün.

Önyazı ve Çeviri :Bediz Gürel

Kaynak:http://www.nonviolentcommunication.com/publisher/publisher.htm