Şefkatli Eğitmen Olmak İçin-22.Hafta

Her yaşantı biricik ve ancak bağlamıyla birlikte bakıldığında anlamlı. Bir çöpten adamı hangi renk kağıdın üzerine çizdiğimize göre bile içimizde canlanacak duygular, zihnimizdeki düşünceler, geçmiş yaşantılarımıza çarpıp patlayan yargılar değişecektir.

Bir okul gezisinde dalıp asfalttan yürümeye başlamış öğrencinizi kolundan canını acıtmak pahasına can havliyle çekip kaldırıma çıkardığınızı düşünün. Öğrencinizin kolunda parmak iziniz kalabilir, öğrenciniz beş dakika boyunca ağlayıp yakınabilir. Arkadaşları sizi suçlayabilir. Evi arayıp olayla ile ilgili aileyi bilgilendirmezseniz çocuğunun kolundaki parmak izlerini gören anne ve/veya baba kim bilir neler düşünecektir? Kucaklayıp alsanız canı acımayacaktı ama o an panikle aklınıza gelmemiş olabilir.

Şimdi bir de aynı yönergeye beşinci kez uyamadığını gördüğünüz öğrencinizi bıkkınlıkla kolundan çekiştirip ayağa kaldırdığınızı düşünün. Yok, en iyisi düşünmeyin. Aynı yönergeyi beş kez aynı şekilde tekrar ettiğinizi de düşünmeyin…

Davranışlarımızı, davranışlarımızın ardındaki niyeti, ihtiyacı fark etmek bile çok kısa zamanda bizi içinde bulunduğumuz sıkışıklıktan kurtarıp yaratıcılığımızı harekete geçirir. Yeni stratejiler denedikçe hayatın zenginliğini keşfedeceğiz ve birgün artık cezalandırıcı güce ihtiyacımız kalmayacak.

22. Hafta

İnsanları veya başka şeyleri korumak için güce ihtiyaç duyulan zamanlar vardır.

Örneğin bir öğrenci, diğer bir öğrenciye vurmak üzereyse öğretmen bir yaralanmaya engel olmak için çocuklardan birini tutabilir. Ancak bu durumda güç, cezalandırmak için değil korumak için kullanılmıştır.

Sınıfınızda yanlış bir şey yapmış birini cezalandırmak için mi, yoksa sizin ve grubun değer verdiği şeyleri korumak için mi güç kullanıyorsunuz?

Önyazı ve Çeviri :Bediz Gürel

Kaynak:http://www.nonviolentcommunication.com/publisher/publisher.htm