Şefkatli Eğitmen Olmak İçin-24.Hafta

Bir şeylerin istediğim gibi gitmediğinden yakınarak çok zaman geçirmişliğim var. Özel hayatımda, öğretmenlik pratiğimde, şimdi aklıma gelmeyen daha bir çok kurguda. Bir şeylerin elimden kayması, kendimi istemediğim durumlarda bulup hemen mağdur rolüne soyunmam, hiç istemediğim bir şeyin gerçekleşmesi korkusuyla içimde hep onu canlı tutup kendini gerçekleştiren kehanet girdabında boğulmam gibi örnekler ilk aklıma gelenler. Aklıma geldiğinde içime de geliyor bu deneyimlerin hatıraları; tatlarını, kokularını hiç sevmiyorum.

Ara sıra durup, kendime “Ben bu konuya dair ne istiyorum, niyetim ne?” gibi sorular sormak pek aklıma gelmezdi Şiddetsiz İletişim ile tanışmadan önce. Gündelik koşturmaca içinde şuursuzca oradan oraya savrulup yolda pek çok insanı en çok da kendimi kırıp döktüğümü hatırlıyorum. Ne yapacağımı bilmeden kendimi “Yapamıyorum” diye yaftaladığımı.

Durmak, sormak, soruyu cevaplamak ve ağzımızdan çıkan niyetle bağlantıda kalmak hızlıca bulutları dağıtıveriyor.

24. Hafta

Öğretmenin öğrenciler arasında ve öğrencileri ile besleyeceği ilişki biçimleri bir niyet meselesidir. Temel soru, Sınıfınızda hangi tür ilişkiler beslemek istiyorsunuz? sorusudur. Niyetiniz netleştiğinde onu gerçekleştirme yollarını bulmak ve yaratmak da mümkün olur.

Sınıfınızda beslemek istediğiniz ilişki biçimlerine dair vizyonunuzu yazın. Halihazırda kullandığınız ve bu vizyonu gerçekleştirmeye katkı sunduğunu düşündüğünüz yol ve yöntemleri yazın. Bu ilişkileri besleyecek başka şeyler de aklınıza geliyor mu?

Önyazı ve Çeviri :Bediz Gürel

Kaynak:http://www.nonviolentcommunication.com/publisher/publisher.htm