Şefkatli Eğitmen Olmak İçin-26.Hafta

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ilişki sözcüğü; iki şey arasındaki karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas anlamına geliyor. Kişiler arasındaki ilişkide ben ve öteki arasındaki her şey her yeni temasla yeniden tanımlanıyor. Benim ilişki içindeki her eylemim ötekini ötekininki de beni etkiliyor. Bu etkileşimlerde “birbirine bağlar” ihtiyacımız karşılandığı ölçüde ahengi yakalıyor, ilişki içinde kendimize ve birbirimize yabancılaşmadan ilerleyebiliyoruz. Gönülden alıp verdikçe çeşitleniyor, büyüyüp gelişiyoruz. Birlikte dönüşüp bir sonraki etkileşimde daha esnek var oluyor; zamanla, akışta olmanın getirdiği bereketin tadına varıyoruz.

Hepimizin ötekine verecek çok şeyi var. Vermenin tadını aldığımızda ve verdiğimizin karşımızdakine sunduğu katkının önemini fark ettiğimizde gülüşümüzden bedenimize yayılan sıcaklıkla nasıl da canlanıp güçleniyoruz. Çocuklarımızın erkenden kendi verebileceklerini fark etmeleri ve gönülden verileni alabilmeyi öğrenmeleri için onlara destek olmak diye bir kazanım yok müfredatta.

Darüşşafaka’daki ikinci yılımda lise son sınıf öğrencilerinin matematik bölümü odasının kocaman yazı tahtası önünde birbirlerine heyecanla bildiklerini anlattıkları günler öğretmenliğimin en güzel anılarından. Zamanla tahtanın önündeki öğrenci sayısı onu aşmış; küçük sınıfların “Matematik bölümünde bu kadar eğlenceli ne olabilir ki?” diye soran meraklı gözleri, her matematik öğretmeninin maruz kaldığı “Dünyanın en zor ve sıkıcı dersinin öğretmeni” yaftasına meydan okumuştu.

Çocuklarımızı gözlemleyip onlara arkadaşlarına verebileceklerini keşfetmeleri yolunda destek olmak müfredat içindeki herhangi bir kazanımdan çok daha değerli. İçlerindeki cevherlerin yetişkin hayatlarında kurulmuş turşular gibi onları sıkıştırmasın diye bizim de verebileceğimiz bir sürü armağanımız var.

26. Hafta

İlişki temelli bir sınıfta, hem kendilerinin hem de başkalarının armağanlarının farkına varmaları için öğrencilere destek olunur. “Birbirine bağlar” ihtiyaçlarını karşılamaları için öğrencilerinize yardımcı olabilirsiniz.

Herkesin ihtiyacının karşılamak için öğrenciler kendi armağanlarını vermenin ve başkalarının armağanlarını almanın yollarını ararlar.

Öğrencilerden armağanlarının bir listesini yapmalarını isteyin (bu listeyi yazarak veya çizerek yapabilirler). Sınıf arkadaşlarının bu konudaki fikirlerini alabilirler. Öğrencilerin armağanları ile ilgili farkındalıklarını artırmak için bu listeleri okuyabilir veya sınıfta görebilecekleri bir yere asabilirler.

Önyazı ve Çeviri :Bediz Gürel

Kaynak:http://www.nonviolentcommunication.com/publisher/publisher.htm