Şefkatli Eğitmen Olmak İçin-28.Hafta

Sınıfları birer öğrenme toplulukları olarak gördüğümüzde sınıfta gerçekleşecek öğrenmenin sorumluluğu artık sadece bizim olmaktan çıkar. Doğal olanı da bu değil mi? Kendi öğrenmesinin sorumluluğunu almayan, öğrenme sürecinin yapılandırılmasına katkıda bulunmayan bir bireyin bu süreçten keyif almasını bekleyemeyiz. İstisnalar olacaktır elbet, özenle hazırlanıp sunulan klasik bir dersten bir tiyatro oyununu izlemenin keyfini alanlar da olacaktır, hem de o oyunu kendisi sahneleyecek kadar sindirmiş olarak. Ancak çocukları günlerinin büyük bölümünü geçirdikleri okullarda sadece izleyiciler olarak görmenin düşüncesi bile bana uzun zamandır çok sıkıcı geliyor.

Müfredattaki bütün kazanımlar vazgeçilmez değil. Bir kazanımın nasıl öğrenileceği ile ilgili ise öyle çok seçenek var ki… Bu seçenekler o kazanıma ilişkin bilgimiz derinleştikçe ve sınıftaki çocuklarımızın zengin özellik ve meraklarını tanıdıkça artıyor. Çocuklara bu meraklarıyla öğrenmeyi yapılandırmaları için alan açtığımızda artık müfredatın o kadar da bağlayıcı olmadığını göreceğiz.

28. Hafta

İlişki temelli bir sınıfta, öğrenciler ve öğretmenler; öğrencilerin öğrenmeye istekli olduğu ve öğretmenlerin öğrencilerin öğrenmesini kıymetli bulduğu şeylere dayanarak, öğrenme kazanımlarını oluşturmak için birlikte çalışırlar.

Kazanımlar öğretmenler ve öğrenciler arasında süregiden diyalogla belirlenir, değerlendirilir ve revize edilir.

Öğrencilerinizin kazanımların belirlenmesi ve değerlendirilmesi sürecine hangi ölçüde katıldıklarına dikkat edin. Daha fazla katılımlarını arzu ediyorsanız, kazanımları onlarla belirleyip birlikte değerlendireceğiniz bire-bir toplantılar planlamayı düşünün.

Önyazı ve Çeviri :Bediz Gürel

Kaynak:http://www.nonviolentcommunication.com/publisher/publisher.htm