Şefkatli Eğitmen Olmak İçin-34.Hafta

“Kaç kere anlattım anlamadılar.” Bu cümlenin sarf edildiği bir öğretmenler odasına, bu cümleyle özetlenen bir öğrenme deneyimine rastlamayanınız var mı? Aynı şeyi sürekli tekrar ederek sonunda olacağını düşünmek… Bize neler oluyor da; yaratıcığımıza, o en değerlimiz yaşam enerjimize bu kadar yabancılaşabiliyoruz. Bu aynı; çok sevdiğimiz birinden, çok yakın bir dostumuzdan bir ihtiyacımızı karşılamak için talepte bulunup talebimiz yerine getirilmeyince ona küsmek, günler sonra olanları unutup yine aynı kişiyle aynı şeyi yaşamak gibi. Sonunda herkesin birbirine yük geldiği tatsız bir hayatla baş başa kalıyoruz.

Şiddetsiz İletişim, bütün eylemlerimizi bir ihtiyacımızı karşılamak için yaptığımızı söylüyor. İhtiyaçlarımızı da bize duygulularımız müjdeliyor. Müjdeleme diyorum çünkü bu farkındalıkla bizlere hayatımızı zenginleştirmenin kapıları aralanıyor. O aralıktan bakmaya başladığımız andan itibaren ihtiyaçlarımızla, dolayısıyla kendimizle olan bağlantımızı güçlendirmeye de başlıyoruz.

Hayat ne kadar kısır ve sıkıcı olabiliyorsa o kadar çeşitli ve eğlenceli de olabiliyor. İhtiyaçlarınızla bağlantı kurma günlüğü tutmayı denemek ister misiniz? Duygularınızın size haber verdiği ihtiyaçlarınızı ve bu ihtiyaçlarınızı nasıl karşıladığınızı not ettiğiniz bir günlük. Hayatın size sunduğu zenginliğin ne kadarına kalbinizi açtığınızı anlamanın bir yolu olur belki bu günlük.

34. Hafta

Bolluk dünyasında yaşıyoruz. Her bir ihtiyacımızı karşılamanın pek çok yolu var.

Yaşamınızdaki bolluğu artırmak için bir şeyleri belli bir biçimde yapmaya sıkı sıkıya bağlandığınız durumları fark edin.

Bu stratejiyle hangi ihtiyacınızı/ihtiyaçlarınızı karşılamak istediğinizi belirleyin. Bu ihtiyacı karşılayacak başka stratejiler düşünün.

Önyazı ve Çeviri :Bediz Gürel

Kaynak:http://www.nonviolentcommunication.com/publisher/publisher.htm