Şefkatli Eğitmen Olmak İçin-35.Hafta

Duygularımızla bağlantı kurmadan içimizde olup bitenleri fark etmek, canlanmak mümkün değil. Ancak sadece duygumuzu belirleme becerisi de tek başına içimizdeki canlı hayatın sesini duymamız için yeterli olmuyor.

Üzgün olduğum zamanlarda üzüntümün farkında olup, ona odaklanıp, onu bertaraf etmeye çalıştıkça; daha da diplere battığımı, üzüntü duyguma bir de yetersizlik düşüncesi ve bu düşüncenin getirdiği suçluluk duygusunun eklendiği zamanları hatırlıyorum. Gittikçe kısırlaşan, kararan bir resim geliyor gözlerimin önüne. Oysa üzüntüm kim bilir hangi ihtiyacımın habercisiydi bunlardan birinde. Duyulmak mı istiyordum, eğlenmek mi? Bir kez ihtiyacımı belirleyince seçip beğenip alabileceğim yüzlerce yoldan biri değilse diğeri ile o kasvetli alandan çıkmak işten değil.

35. Hafta

Düşüncelerinizi ihtiyaçlarınıza odaklarsanız değerli vaktinizi yaratıcı bir biçimde bu ihtiyaçları nasıl karşılayacağınızın stratejilerini oluşturarak geçirirsiniz.

Böyle yaparak; memnuniyet, mutluluk, tatmin ve takdir duyguları üretirsiniz.

Bunun yerine eğer düşüncelerimizi sadece ne hissettiğimize odaklarsak tıkanıp kalırız. Bir duygunuzla bağlantı kurduğunuz her defasında bunu bir adım daha ileri götürün ve ihtiyacınızla da bağlantı kurun. Sonrasında doğal olarak bu ihtiyacı nasıl karşılayacağınızın keşfi gelecektir duygunuzda kalmak yerine.

Siz düşüncelerinizi nereye odaklıyorsunuz?

Önyazı ve Çeviri :Bediz Gürel

Kaynak:http://www.nonviolentcommunication.com/publisher/publisher.htm